<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Saglikliyiz.Net</title>
	<link>http://www.saglikliyiz.net</link>
	<description>Esen Kalın ;)</description>
	<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 06:37:43 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Güneşsiz Bronzlaşmak</title>
		<link>http://www.saglikliyiz.net/gunessiz-bronzlasmak.html</link>
		<comments>http://www.saglikliyiz.net/gunessiz-bronzlasmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 06:37:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[bronzlaşmak]]></category>

		<category><![CDATA[güneş]]></category>

		<category><![CDATA[spreyi vücut kremi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikliyiz.net/gunessiz-bronzlasmak.html</guid>
		<description><![CDATA[


 Yazın en önemli göstergelerinden biri bronz tenler. Pek çok kadın bronzluğu, cildi daha parlak gösterdiği ve küçük cilt kusurlarını kapattığı için seviyor. Ancak çoğunun, dilediği bronz renge kavuşacak kadar güneşlenmeye vakti yok. Eğer uzun uzun güneşlenmeye vaktiniz yok, ancak bronz teni seviyorsanız veya tatile bembeyaz bir tenle gitmeyi istemiyorsanız otobronzanlardan yardım alabilirsiniz. Otobronzanlar sadece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazın en önemli göstergelerinden biri bronz tenler. Pek çok kadın bronzluğu, cildi daha parlak gösterdiği ve küçük cilt kusurlarını kapattığı için seviyor. Ancak çoğunun, dilediği bronz renge kavuşacak kadar güneşlenmeye vakti yok. Eğer uzun uzun güneşlenmeye vaktiniz yok, ancak bronz teni seviyorsanız veya tatile bembeyaz bir tenle gitmeyi istemiyorsanız otobronzanlardan yardım alabilirsiniz. Otobronzanlar sadece birkaç saat içinde cildinizin tonunu koyulaştırmayı vaat ediyor. Otobronzanlardaki etkin madde bir nevi meyve şekeri olan DHA molekülü. Bu molekül ciltteki aminoasitlerle reaksiyona girerek cilde bronz rengini veriyor. Eskiden otobronzanlar kıyafetleri boyayan, yapış yapış ve kötü kokan kremler olarak görülüyordu. Ancak yeni üretilen otobronzanlar bu şikayetleri ortadan kaldırıyor. Yeni bronzlaştırıcılar hızla kuruyarak cildinizi kakaonun dilediğiniz tonlarına getirmeyi vaat ediyor.  Otobronzanlar yoğunluklarına göre sprey, köpük, jel, krem ve balm olarak değişiyor. İdeal tonlarına ulaşmaları çeşidine göre 1 ile 12 saat arasında değişiyor. Genelde üç günde bir tazelenmesi öneriliyor. Otobronzanlar cildin rengini değiştirmenin yanında yoğun bir bakım özelliğine de sahip. Pek çoğunun içinde aloe vera veya E vitamini gibi yoğun nemlendirme özelliğine sahip bileşikler var.<br />
Eğer krem kullanmaktan hoşlanmıyor veya sadece cildinize bronz ve ışıltılı bir ton vermeyi istiyorsanız, bronzlaştırıcı makyaj ürünlerinden faydalanabilirsiniz. Pek çok marka yaz aylarında ojeden fara, dudak parlatıcısından fondötene cildinizi ışıldatan ve bronzlaştıran makyaj serileri çıkarıyor. Bronzlaştırıcı makyaj ürünleri özellikle küçük cilt kusurlarını kapatmada da etkili. <strong>Yüze ve boyuna uygulanıyor</strong>Elizabeth Arden’in bronzlaştırıcı pudrası yüz, boyun ve omuzlarda ışıltılı bir bronzluk sağlıyor. Ürünün makyaj fırçası pudra taneciklerini dengeli biçimde dağıtmak için tasarlanmış. Tüm cilt tiplerine uygun bu ürün tek başına veya pürüzsüzlük etkisini artırmak için fondöten üstüne uygulanabiliyor. <strong>Işıltılı bronzluk</strong>Estee Lauder 2008 yazı için sınırlı sayıda üretilen ürünlerden oluşan “İlahi güzellik koleksiyonu” çıkardı. Bu seri vücut ve yüz için üretilmiş makyaj ürünlerinden oluşuyor. Koleksiyonun hakim rengi ışıltılı bronz. Aynı zamanda bronzun içinde kullanılmış fuşya ve metalik renklere sahip ürünler de var. Bronzlaştırıcı küreler, dudak ve tırnak parlatıcıları ve sıvı bronzlaştırıcı ile Estee Lauder bu yaz sizi ışıldatmayı amaçlıyor.     <strong>Pürüzsüz, kadife bir cilt için</strong> Guerlain’in güneşsiz bronzlaşma sağlayan kremlerinin yanı sıra bronzlaşmaya yardımcı bir makyaj serisi de var. Diğer tüm ürünlerde olduğu gibi Guerlain’in ürünlerinde de temel amaç cilde doğal bir parlaklık katmak. Ancak bu kozmetikler cildi sadece bronz göstermeyi değil, aynı zamanda küçük kusurlarını örtmeyi de amaçlıyor. Özellikle baz üstüne kullanılması tavsiye edilen bu ürünler cildinizin pürüzsüz, kadifemsi bir görüntüye sahip olmasına yardımcı oluyor. <strong>Anti-aging özellikli otobronzan</strong> Olay’ın yaşlanmaya karşı etkili anti-aging ürünü Total Effects 7’nin yeni ürünü Touch of Sunshine cildi yıpratan en büyük etkenlerden biri olan güneşe ihtiyaç duymadan cildinizi bronzlaştırıyor. Bu üründe Total Effects 7’nin anti-aging içeriği ile cildi bronzlaştırıcı maddeler bir arada yer alıyor.    <strong>Üç saatte doğal bronzluk</strong> Clinique’nin Self Tinted Mousse’u tüm cilt tipleri için kullanılabilen hafif kıvamlı bir ürün. Sprey şeklinde tüm vücudunuza uygulayabiliyorsunuz. 15 dakika içinde kuruduğu söylenen ürün üç saat içinde cildinize doğal bir bronzluk kazandırmayı vaat ediyor. Ayrıca aynı seride yüz için daha hafif kıvamlı bir ürün var. <strong>Doğal yağlar ve meyve kökleri</strong>Bergasol’un bu kremi yüz için üretilmiş. İçerdiği meyve kökleri ve doğal yağlarla cildinizi bronzlaştırırken beslemeyi amaçlıyor. Ayrıca cildinizi yoğun biçimde nemlendirmek için A, B ve E vitaminleri içeriyor. <strong>Bronzluğunuzun yoğunluğunu siz ayarlayın</strong>Lancome’un Flash Bronzer serisinin en büyük iddiası kişinin isteğine göre bronzluğun yoğunluğunun ayarlanabilmesi. Kullandığınız ürün miktarına göre cildinizin bronzluk seviyesini siz ayarlayabiliyorsunuz. Vücudunuz için jel ve yüzünüz için süt kullanabilirsiniz. Ürünler saf E vitamini içerdiğinden yüksek oranda nemlendirme özelliğine sahip. <strong>Yüz için sprey, vücut için krem</strong> Guerlain farklı içeriklerden oluşan bir otobronzan serisi sunuyor. Bu seri sprey, jel, krem ve balm olmak üzere farklı kıvamda ürünlere sahip. Spreyin ferahlık hissi verdiği ve kolayca yayıldığı söyleniyor. Sprey özellikle yüz için tavsiye ediliyor. Yoğun kıvamlı balmı içindeki altın sarısı parıltılarla dikkat çekiyor. Bu balm nemlendirme özelliğine sahip.  <a href="http://www.saglikliyiz.net/gunessiz-bronzlasmak.html#more-567" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-1055119354091809";
/* 468x60, oluşturulma 05.02.2008 */
google_ad_slot = "8078940403";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> ]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikliyiz.net/gunessiz-bronzlasmak.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mükemmel Dekolte</title>
		<link>http://www.saglikliyiz.net/mukemmel-dekolte.html</link>
		<comments>http://www.saglikliyiz.net/mukemmel-dekolte.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 06:36:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[dekolte]]></category>

		<category><![CDATA[giyim]]></category>

		<category><![CDATA[giyimde püf noktaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikliyiz.net/mukemmel-dekolte.html</guid>
		<description><![CDATA[[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code] Bakımınız yıl boyu devam etsin
Ter bezlerinden yoksun olan dekolte ve boyun bölgesi son derece hassas cilde sahiptir. Bu nedenle bakımlarının, sadece yazın değil bütün bir yıl boyun devam ettirilmesi ve düzenli olarak nemlendirilmeleri gerekli. Böylece erken beliren çizgileri önleyebilirsiniz.
30’lu yaşlarda
Yüz kreminizi uygulayın
Yüz bakımına dikkat edip, boyun ve dekolteyi atlamak pek çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bakımınız y</strong><strong>ıl boyu devam etsin</strong></p>
<p>Ter bezlerinden yoksun olan dekolte ve boyun bölgesi son derece hassas cilde sahiptir. Bu nedenle bakımlarının, sadece yazın değil bütün bir yıl boyun devam ettirilmesi ve düzenli olarak nemlendirilmeleri gerekli. Böylece erken beliren çizgileri önleyebilirsiniz.</p>
<p><strong>30’lu yaşlarda</strong></p>
<p>Yüz kreminizi uygulayın<br />
Yüz bakımına dikkat edip, boyun ve dekolteyi atlamak pek çok kadının yaptığı bir hata. 25 - 30 yaş arasına yüzünüz için kullandığınız nemlendirici ve peeling ürünlerini, düzenli olarak dekolte ve boyun için kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Kahverengi lekeler</strong></p>
<p>Doğru kozmetikle sorun olmasın<br />
Kahverengi lekeler ve çillere, ellerden sonra en fazla dekolte bölgesinde rastlanır. Bunlardan korunmanın yolu tabii ki güneş ışınlarından sakınmak, ancak şu anda oluşan kahverengi lekelere özel kozmetikler kullanabilirsiniz. Tabii ki, dermatolog danışmanlığında. <a href="http://www.saglikliyiz.net/mukemmel-dekolte.html#more-566" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikliyiz.net/mukemmel-dekolte.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinal iltihaplar</title>
		<link>http://www.saglikliyiz.net/vajinal-iltihaplar.html</link>
		<comments>http://www.saglikliyiz.net/vajinal-iltihaplar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 06:35:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[iltihap]]></category>

		<category><![CDATA[kondom]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikliyiz.net/vajinal-iltihaplar.html</guid>
		<description><![CDATA[Vajinal iltihaplar kadınların en sık yaşadığı sorunlardan biri. Kadın üreme organlarının dış dünyaya açılan kapısı olan vajinanın iltihabının (vajinit), pek çok çeşidi var. Mikrobik, alerjik, hormon dengesizliklerine bağlı ve yabancı cisim kaynaklı olmak üzere çeşitli gruplara ayrılan vajinal iltihaplarla ilgili Türk Böbrek Vakfı Hizmet Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Uzmanı Dr. Meltem Eğilmez Candangil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vajinal iltihaplar kadınların en sık yaşadığı sorunlardan biri. Kadın üreme organlarının dış dünyaya açılan kapısı olan vajinanın iltihabının (vajinit), pek çok çeşidi var. Mikrobik, alerjik, hormon dengesizliklerine bağlı ve yabancı cisim kaynaklı olmak üzere çeşitli gruplara ayrılan vajinal iltihaplarla ilgili Türk Böbrek Vakfı Hizmet Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Uzmanı Dr. Meltem Eğilmez Candangil bilgi verdi. “En sık görülen vajinit nedeni bakterilerdir. Cinsel hayatı olmayan kadınlarda da görülebildiğinden cinsel geçişli bir hastalık olarak kabul edilemez. En sık rastlanan etken bakteri, Gardnerella Vajinalis’tir. Gardnerella vajinitinde yoğun, gri-beyaz akıntı vardır. Balık kokusuna benzer bir koku olur, genellikle kızarıklık ve kaşıntı olmaz ya da çok az rahatsızlık verir. Vajina ve idrar yolu çıkışı olan üretranın anal bölgeye yakınlığı nedeniyle eşeriya koli kaynaklı vajinal enfeksiyonlara da sıklıkla rastlanır. Özellikle yanlış taharetlenme alışkanlığı (arkadan öne doğru), genel tuvaletlerin temizliğindeki sorunlar, sık iç çamaşırı değiştirmeme ve günlük ped kullanımının yeterince yaygın olmaması nedeniyle bu tip vajinal enfeksiyonlara sık rastlanır. <a href="http://www.saglikliyiz.net/vajinal-iltihaplar.html#more-565" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikliyiz.net/vajinal-iltihaplar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bulgur ile kilo ver</title>
		<link>http://www.saglikliyiz.net/bulgur-ile-kilo-ver.html</link>
		<comments>http://www.saglikliyiz.net/bulgur-ile-kilo-ver.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 06:30:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyetler]]></category>

		<category><![CDATA[bulgur]]></category>

		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>

		<category><![CDATA[tokluk hissi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikliyiz.net/bulgur-ile-kilo-ver.html</guid>
		<description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bayram, yapılan araştırmaların bulgur yiyerek dengeli ve sağlıklı bir şekilde kilo verilebileceğini ortaya koyduğunu bildirdi. Doç. Dr. Bayram, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce yapılan birçok çalışmada bulgurun kolon kanserine iyi geldiği, hamilelik döneminde alınan bulgurun bebeklerin beyin gelişimini desteklediğinin tespit edildiğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bayram, yapılan araştırmaların bulgur yiyerek dengeli ve sağlıklı bir şekilde kilo verilebileceğini ortaya koyduğunu bildirdi. Doç. Dr. Bayram, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce yapılan birçok çalışmada bulgurun kolon kanserine iyi geldiği, hamilelik döneminde alınan bulgurun bebeklerin beyin gelişimini desteklediğinin tespit edildiğini belirtti. Bulgurun fonksiyonel bir gıda olduğunu, fonksiyonel gıdaların en önemli özelliklerinden birinin insanın fiziksel aktivitesini yükseltmesi ve vücudun ihtiyaç duyduğu maddeleri karşılaması olduğunu ifade eden Doç. Dr. Bayram, şu bilgileri verdi: &#8220;Bulgurdaki yüksek amiloz miktarı, dayanıklı nişasta ve posa miktarı ile düşük glisemik indeksi, insanda uzun süre tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalar, bulgur yiyerek dengeli ve sağlıklı bir şekilde kilo verilebileceğini ortaya koyuyor. 2004’te Türkiye’ye bulguru araştırmak için gelen Avustralya Curtin Üniversitesi Öğretim Üyesi Vicky Solah ve ekibinin geçen yıl Avustralya’da yaptığı araştırmaya göre, bulgur çok önemli bir diyet maddesi.  <a href="http://www.saglikliyiz.net/bulgur-ile-kilo-ver.html#more-564" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikliyiz.net/bulgur-ile-kilo-ver.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Vitaminlerin Önemi</title>
		<link>http://www.saglikliyiz.net/vitaminlerin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.saglikliyiz.net/vitaminlerin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 08:14:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyetler]]></category>

		<category><![CDATA[a vitamini]]></category>

		<category><![CDATA[armut]]></category>

		<category><![CDATA[elma]]></category>

		<category><![CDATA[limon]]></category>

		<category><![CDATA[Vitaminlerin önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikliyiz.net/vitaminlerin-onemi.html</guid>
		<description><![CDATA[VİTAMİN VE MİNERALLERİN ROLÜ:
Beslenmenin çeşitlendirilmesi, tek gıdaya yönelmemek gibi beslenme davranışları vitamin ve minerallerin yeterli alınabilmesi için önemlidir. Eğer bazı gıda grupları uzun süreli olarak tüketilmiyorsa, bu gıdaların içerdiği bazı vitamin ve mineraller yeterli alınmıyor demektir. Örneğin; süt ve süt ürünleri içinde yer alan peynir, yoğurt, ayran, dondurma, sütlü tatlılar gibi gıdaların hiçbiri uzun süredir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="2" face="Verdana"><strong>VİTAMİN VE MİNERALLERİN ROLÜ:</strong></font><br />
Beslenmenin çeşitlendirilmesi, tek gıdaya yönelmemek gibi beslenme davranışları vitamin ve minerallerin yeterli alınabilmesi için önemlidir. Eğer bazı gıda grupları uzun süreli olarak tüketilmiyorsa, bu gıdaların içerdiği bazı vitamin ve mineraller yeterli alınmıyor demektir. Örneğin; süt ve süt ürünleri içinde yer alan peynir, yoğurt, ayran, dondurma, sütlü tatlılar gibi gıdaların hiçbiri uzun süredir tüketilmiyorsa kalsiyum minerali yönünden eksik besleniliyor demektir. Bu durumda kalsiyum yerine getirmesi gereken görevlerini yapamayacak ve metabolizmada bazı eksiklikler oluşacaktır.</p>
<p>Araştırmalar bazı vitaminlerin yaşlanma sürecini yavaşlattığını ve yaşam kalitesini artırdığını gösteriyor. Antioksidan olarak adlandırdığımız bu öğeler hücrelere serbest radikallerin zarar vermesine engel olurlar. Her insanın vücudu ve her hücre serbest radikallerle karşı karşıya kalabilir ve bu maddeler hücrenin zarar görmesine neden olur. Bu durum hastalıklara yakalanma riskini artıracak ve erken yaşlanmaya sebep olacaktır. Bu nedenle gıdalarla yeterince antioksidan almak veya gıdalarla karşılanamadığı durumlarda destek ürünlerle eksiklikleri karşılamak yaşlanmaya ve hastalıklara karşı koruyucu olacaktır. Ancak bu ürünlerin gereksiz yere veya fazla kullanımının da ters etkilerinin olabileceğini hatırlatmak gerekir. Antioksidan etki gösteren vitaminlerin içinde A, C ve E vitaminleri yer alır. <a href="http://www.saglikliyiz.net/vitaminlerin-onemi.html#more-563" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikliyiz.net/vitaminlerin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcaklardan Kaçının</title>
		<link>http://www.saglikliyiz.net/sicaklardan-kacinin.html</link>
		<comments>http://www.saglikliyiz.net/sicaklardan-kacinin.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 08:11:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikliyiz.net/sicaklardan-kacinin.html</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet Bakar, yaptığı açıklamada, Meteoroloji’den yapılan uyarılara göre, önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasının beklendiğini anımsattı.
“Hava sıcaklığında olabilecek artışın, nemdeki artışla birlikte daha fazla etkili olacağı, gerekli önlemler alınmadığı takdirde insan sağlığını olumsuz etkileyebileceği bilinmelidir” görüşünü bildiren Bakar, bu durumdan özellikle çocukların, yaşlıların, kalp ve akciğer hastalarının daha fazla etkilenebileceğine dikkati çekti.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Bakar, yaptığı açıklamada, Meteoroloji’den yapılan uyarılara göre, önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasının beklendiğini anımsattı.</p>
<p>“Hava sıcaklığında olabilecek artışın, nemdeki artışla birlikte daha fazla etkili olacağı, gerekli önlemler alınmadığı takdirde insan sağlığını olumsuz etkileyebileceği bilinmelidir” görüşünü bildiren Bakar, bu durumdan özellikle çocukların, yaşlıların, kalp ve akciğer hastalarının daha fazla etkilenebileceğine dikkati çekti. <a href="http://www.saglikliyiz.net/sicaklardan-kacinin.html#more-562" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikliyiz.net/sicaklardan-kacinin.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Vakfı</title>
		<link>http://www.saglikliyiz.net/meme-vakfi.html</link>
		<comments>http://www.saglikliyiz.net/meme-vakfi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 08:09:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>

		<category><![CDATA[göğüs]]></category>

		<category><![CDATA[meme]]></category>

		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[vakıf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikliyiz.net/meme-vakfi.html</guid>
		<description><![CDATA[“Farkındayım Korkmuyorum - Arkadaşıma Anlatıyorum” projesi çerçevesinde Üsküdar pilot bölge olarak belirlendi. Bu bölgede bulunan Validebağ Anadolu Sağlık Meslek Lisesi son sınıf öğrencileri, gönüllü eğitici olarak projenin uygulama ekibini oluşturdular. Yarının sağlık personeli olacak bu 22 öğrenci, bölgelerinde bulunan diğer liseleri Nisan ayında ziyaret ederek bin 59 akranına ulaştı ve meme sağlığı, meme kanseri, risk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Farkındayım Korkmuyorum - Arkadaşıma Anlatıyorum” projesi çerçevesinde Üsküdar pilot bölge olarak belirlendi. Bu bölgede bulunan Validebağ Anadolu Sağlık Meslek Lisesi son sınıf öğrencileri, gönüllü eğitici olarak projenin uygulama ekibini oluşturdular. Yarının sağlık personeli olacak bu 22 öğrenci, bölgelerinde bulunan diğer liseleri Nisan ayında ziyaret ederek bin 59 akranına ulaştı ve meme sağlığı, meme kanseri, risk faktörleri ve erken teşhis konularını kapsayan bilgileri paylaştı.</p>
<p>Koruyucu sağlık bilincinin gelişmesi ve meme sağlığının önemsenmesi ihtiyacını temel alan bu sağlık eğitimi projesi anket çalışmaları sonucunda, akran eğitimi modelinin son derece başarılı bir yöntem olduğu tespit edildi. Proje, aynı zamanda, eğitici rolünü üstlenen sağlık meslek lisesi öğrencilerinin mesleki ve kişisel becerilerinin artırılmasında büyük rol oynuyor.</p>
<p>MEVA, “Farkındayım Korkmuyorum” kampanyasının hedeflerine ulaşması için eğitim faaliyetlerine büyük önem veriyor. “Arkadaşıma Anlatıyorum” projesi kapsamında, Sağlık Meslek Liseleri kanalıyla, orta öğretimde okuyan 13-17 yaş arası 1 milyon 300 bin kıza erişerek, sağlık sistemi içinde önemli bir alan olan “Toplum Sağlığı” konusundaki çalışmalara ve sağlık personelinin eğitimine katkıda bulunmayı hedefliyor.  <a href="http://www.saglikliyiz.net/meme-vakfi.html#more-561" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikliyiz.net/meme-vakfi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalıkların sebebi kirli su</title>
		<link>http://www.saglikliyiz.net/hastaliklarin-sebebi-kirli-su.html</link>
		<comments>http://www.saglikliyiz.net/hastaliklarin-sebebi-kirli-su.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 08:07:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[damacana]]></category>

		<category><![CDATA[hijyen]]></category>

		<category><![CDATA[kirl su]]></category>

		<category><![CDATA[ülkeler]]></category>

		<category><![CDATA[water]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikliyiz.net/hastaliklarin-sebebi-kirli-su.html</guid>
		<description><![CDATA[Kirli su kullanımında çocukların açık arayla en büyük kurban grubunu oluşturduğunu, zira suyun 14 yaşından küçüklerin yakalandığı hastalıkların yüzde 22’sinin sorumlusu olduğunu kaydeden Prüss-Üstün, suyun gelişmiş ülkelerde ölümlerin yüzde 1’inin nedeniyken, bunun gelişmekte olan ülkelerde yüzde 10’a, Angola’da yüzde 24’e çıktığının altını çizdi.
Prüss-Üstün, suyun sıtma, humma ve ishal gibi hastalıklara yol açtığını belirterek, bundan en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kirli su kullanımında çocukların açık arayla en büyük kurban grubunu oluşturduğunu, zira suyun 14 yaşından küçüklerin yakalandığı hastalıkların yüzde 22’sinin sorumlusu olduğunu kaydeden Prüss-Üstün, suyun gelişmiş ülkelerde ölümlerin yüzde 1’inin nedeniyken, bunun gelişmekte olan ülkelerde yüzde 10’a, Angola’da yüzde 24’e çıktığının altını çizdi.</p>
<p>Prüss-Üstün, suyun sıtma, humma ve ishal gibi hastalıklara yol açtığını belirterek, bundan en çok etkilenen 35 ülkede hastalıkların yüzde 15’ten fazlasının, su ve hijyen koşulları iyileştirilerek kalıcı biçimde önlenebileceğini kaydetti.</p>
<p>Ülkeleri bu alanda yatırım yapmaya çağıran Prüss-Üstün, buna yatırılacak bir doların, tıbbi harcamalarda tasarruf ve iş verimliliğinde kazanç yoluyla 8 dolar olarak geri döneceğine işaret etti.</p>
<p>Suyun gelişmiş ülkelerde yüzde 0,5 ve gelişmekte olan ülkelerde yüzde 8 arasında bir oranla, tüm dünyadaki ölümlerin yüzde 6,3’ünün sorumlusu olduğu belirtilen raporda, kirli su kullanımının çocuklarda ölümlerin dörtte birine yakınının nedeni olduğunun altı çizildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikliyiz.net/hastaliklarin-sebebi-kirli-su.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bronzlaşmak anne karnındaki bebeğe zararlı</title>
		<link>http://www.saglikliyiz.net/bronzlasmak-anne-karnindaki-bebege-zararli.html</link>
		<comments>http://www.saglikliyiz.net/bronzlasmak-anne-karnindaki-bebege-zararli.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 08:05:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[bebek]]></category>

		<category><![CDATA[bronzlaşmak]]></category>

		<category><![CDATA[güneşlenmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikliyiz.net/bronzlasmak-anne-karnindaki-bebege-zararli.html</guid>
		<description><![CDATA[Küresel ısınmanın etkisiyle artan sıcak havanın ve ozon tabakasının delinmesiyle birlikte ultraviyole ışınlarının zararlarının arttığına işaret eden Şatıroğlu, anne adaylarının güneş ışınlarının dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında güneşlenmemeleri gerektiğini söyledi.
Şatıroğlu, hamilelik döneminde ciltte oluşabilen lekelerin, güneş ışınlarının etkisiyle daha da artabileceğini de belirterek, sıcak havanın, vücut ısısının artmasına bağlı olarak, anne adayında yüksek tansiyon, susuzluk, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel ısınmanın etkisiyle artan sıcak havanın ve ozon tabakasının delinmesiyle birlikte ultraviyole ışınlarının zararlarının arttığına işaret eden Şatıroğlu, anne adaylarının güneş ışınlarının dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında güneşlenmemeleri gerektiğini söyledi.</p>
<p>Şatıroğlu, hamilelik döneminde ciltte oluşabilen lekelerin, güneş ışınlarının etkisiyle daha da artabileceğini de belirterek, sıcak havanın, vücut ısısının artmasına bağlı olarak, anne adayında yüksek tansiyon, susuzluk, bunalma, bayılma gibi etkiler yapabileceğini söyledi.</p>
<p><font size="2" face="Verdana"><strong>     “GEBELİĞİN İLK 3 AYINDA SOLARYUM RİSKLİ”</strong></font> <a href="http://www.saglikliyiz.net/bronzlasmak-anne-karnindaki-bebege-zararli.html#more-559" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikliyiz.net/bronzlasmak-anne-karnindaki-bebege-zararli.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Menopoz kilosu, meme kanserini tetikliyor</title>
		<link>http://www.saglikliyiz.net/menopoz-kilosu-meme-kanserini-tetikliyor.html</link>
		<comments>http://www.saglikliyiz.net/menopoz-kilosu-meme-kanserini-tetikliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 08:04:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[dönemler]]></category>

		<category><![CDATA[kadınların sinirleri neden bozulur]]></category>

		<category><![CDATA[korku]]></category>

		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[menapoz]]></category>

		<category><![CDATA[yaşlılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikliyiz.net/menopoz-kilosu-meme-kanserini-tetikliyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Kadınların bu dönemde hormon seviyesinin yeniden düzenlenmesi için hormon içerikli çeşitli ilaçlar kullandığını ancak bu kadınların oranının çok düşük olduğunu ifade eden Can Gürbüz, şöyle konuştu:
“Kilolu kadınlarda deri altında artan yağ dokuları, östrojen hormonu üretmeyi sürdürüyor. Bunun sonucunda menopoz sonrası östrojen seviyesi kilolu kadınlarda, hormon dengesinin düzenlenmesi için dışarıdan hormon alınmasına benzer şekilde yüksek kalıyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların bu dönemde hormon seviyesinin yeniden düzenlenmesi için hormon içerikli çeşitli ilaçlar kullandığını ancak bu kadınların oranının çok düşük olduğunu ifade eden Can Gürbüz, şöyle konuştu:<br />
“Kilolu kadınlarda deri altında artan yağ dokuları, östrojen hormonu üretmeyi sürdürüyor. Bunun sonucunda menopoz sonrası östrojen seviyesi kilolu kadınlarda, hormon dengesinin düzenlenmesi için dışarıdan hormon alınmasına benzer şekilde yüksek kalıyor. Kadın vücudunun östrojen hormonuna maruz kalma süresi uzadıkça meme kanseri riski artıyor. Türkiye’de meme kanseri riski artışında en önemli faktör, menopoz sonrasında hormon kullanması değil, menopoz sonrası kilolu olunmasıdır. Ülkemizde en önemli meme kanseri risk faktörlerinin başında ileri yaşlarda alınan kilolar geliyor. Toplumda oldukça küçük bir kesim menopoz sonrasında hormon kullanıyor. Bu oran tahminen yüzde 1’in altında. Menepoz sonrası şişman olan kadınların oranı ise çok daha yüksek.” <a href="http://www.saglikliyiz.net/menopoz-kilosu-meme-kanserini-tetikliyor.html#more-558" class="more-link">(more&#8230;)</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikliyiz.net/menopoz-kilosu-meme-kanserini-tetikliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
