Saglikliyiz.Net - Sağlık Sitesi

Genel Sağlık Bilgileri Hastalıklar Diyetler Tedaviler

Archive for the ‘Kanser’ Category

Kaçak Çay içenler Dikkat!

Written by admin on Mar 20th, 2008 | Filed under: Kanser

İçerisindeki katkı maddeleri nedeniyle kansere yol açıyor..

Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun Meclis’e gönderdiği Çaykur raporunda, kaçak çaylardaki katkı maddelerinin kansere yol açtığı konusunda vatandaşların uyarılması istendi..

Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun (YDK), Meclis’e gönderdiği 2006 yılı Çaykur Raporu’nda, son yıllarda 50 bin tona kadar yükselen kaçak çayın kanser etkisine dikkat çekildi. Kaçak çay cenneti Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan vatandaşların bilinçlendirilmesi önerildi. GAP çayının kaçak rakip olamadığına dikkat çeken YDK, vakit kaybetmeden Türk çayında organik tarıma geçilmesini önerdi. Rapordaki dikkat çekici bölümler şöyle:

* BİR AN EVVEL ORGANİK ÇAY: Dünyada her geçen gün önemi artan organik tarım ürünleri gelecekte de önemli bir yer teşkil edecektir. Bu amaçla, bölge için önemli bir potansiyel oluşturan çay tarımı ve üretiminin organik bir şekilde yapılması önem arzetmektedir. Vakit kaybetmeden çalışmalara başlanması faydalı olacaktır.

* KAÇAK ÇAYDA KANSER RİSKİ: Çaykur kaçak çayın girişini önlemek için çaba göstermekle kalmayıp kullanımını sağlığa zararları konusunda da aydınlatıcı bilgi sunma görevini üstlenmelidir. Kaçak çay konusunda çeşitli üniversitelerce yapılan araştırmaların sonuçlarına göre kaçak çaylardaki katkı maddelerinin kansere yol açtığı ve su bazlı analin boyanın sağlığa zarar verdiği belirlenmiştir. Özellikle Güneydoğu illerinde bu sağlık problemlerinin artmış olduğu dikkate alınarak tüketicilerin bilinçlendirilmesi önemlidir. Kaçak çayın sağlığa zararları konusunda bilgilendirme toplantıları düzenlenmeli afişler hazırlanarak özellikle bölge illerindeki vatandaşlara aydınlatılmalıdır.

* GAP ÇAYI KAÇAK ÇAYA RAKİP OLAMADI: Doğu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgelerinin bazı yerlerinden yurda kaçak yollardan ya da ithalat yoluyla giren insan sağlığına zararlı çayla mücadele için bölgede Türk çayını etkin kılmak ve bölge insanının sağlığını korumak amacıyla yöre insanının damak tadına uygun GAP çayı üretilip piyasaya sunuldu Ancak kaçak çaya rakip olamamış ve satışlar beklenen düzeyde gerçekleşmedi.


Akciğer Kanseri Nedir?

Written by admin on Şub 21st, 2008 | Filed under: Kanser

Akciğer Kanseri Nedir?
Akciğer vücudumuzun oksijen gereksinimini sağlayan organımızdır. Her organ gibi akciğerimiz de birçok hücreden oluşur. Bu hücreler akciğerin normal olarak görevini yapabilmesi için ihtiyaç doğrultusunda bölünerek çoğalırlar. Akciğer kanseri, yapısal olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin ihtiyaç ve kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle (tümör) oluşturmasıdır. Burada oluşan kitle öncelikle bulunduğu ortamda büyür, daha ileriki aşamalarda ise çevre dokulara veya dolaşım yoluyla uzak oranlara yayılarak (karaciğer, kemik,beyin vb. gibi) hasara yol açarlar. Bu yayılmaya metastaz adı verilir. Akciğer kanserleri mikroskop altında izlenen hücrelerin görüntüsüne göre iki ana guruba ayrılır. 1. Küçük hücreli (yulaf hücreli) akciğer kanseri 2. Küçük hücreli-dışı akciğer kanseri. Bunlar mikroskop altında izlenen kanserli hücrenin görüntüsüne göre ayrılır.


Kanser nasıl tedavi edilir?

Written by admin on Şub 21st, 2008 | Filed under: Kanser

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Kanser nasıl tedavi edilir?
Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormonoterapi, immünoterapi başlıca tedavi yöntemleridir.

Kanserden kurtulmak ne oranda mümkündür?
Tüm kanser türleri birlikte değerlendirildiğinde erişkin kanserlerinde % 60, çocuk kanserlerinde ise % 77 oranında iyileşme mümkündür. Ancak hastalığın cinsi, yaygınlığı, uygulanan tedavi gibi bazı faktörler tedavi şansını doğrudan etkiler.


Kanserde Erken tanı işe yarar mı?

Written by admin on Şub 21st, 2008 | Filed under: Kanser

Erken tanı işe yarar mı?
Kişilerin kendi kendini muayenesi, kontrol muayeneleri ve taramalar ile erken tanı mümkün. Böylece hastalığı daha erken tanı konulabildiğinden tedavi şansı da yükseliyor. Buradan hareketli hiç şikayeti olmayanlar bile düzenli doktor kontrolleri yaptırmaları öneriliyor.
Erken tanı için bazı öneriler:
Meme kanseri:
40 yaş ve üzerindeki kadınlar her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, yılda bir kez doktor muayenesi ve mamografi yaptırmalı. 20-39 yaşındaki bayanlar ise her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, 3 yılda bir de mamografi yaptırmalı.
Kalın Bağırsak Kanserleri:
50 yaşından sonra dışkıda gizli kan testi, belirli aralıklarla sigmoidoskopi, kolonoskopi ve bağırsak filmi çekilebilir. (Ayrıntı için doktorunuza danışınız.)
Rahim kanserleri:
Cinsel olarak aktif olanlar ve 18 yaşın üzerinde olanlar yılda bir kez PAP testi ve pelvik muayene yaptırmalı. Ardışık üç muayene normalse daha seyrek yapılabilir.
Prostat kanseri:
50 yaş ve üzerindeki erkekler yılda bir kez doktor muayenesi ve PSA (prostat spesifik antijen testi) yaptırmalı.

Kanserin başlıca belirti ve bulguları nelerdir?
Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişir. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabilir.
Aşağıdaki belirtilere dikkat edin:
* Dışkılama ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler
* Uzun süren, iyileşmeyen yaralar
* Beklenmeyen kanama ve akıntılar
* Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişlikler
* Yutma güçlüğü veya hazımsızlık
* Siğil ve benlerde belirgin değişiklik
* Uzun süren ses kısıklığı ve öksürük

Bu bulgular her zaman kanser demek değildir. Ancak nedenlerinin belirlenmesi için mutlaka bir doktora başvurulması gerekir. Kanser bulaşıcı bir hastalık olmayıp, erken tanısı ve tedavisi mümkün bir hastalık grubudur.


Kanserden nasıl korunabilirsiniz?

Written by admin on Şub 21st, 2008 | Filed under: Kanser

Kanserden nasıl korunabilirsiniz?
Sigara içmeyerek, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına dikkat ederek, güneş ışınlarından korunarak kanserden korunmak mümkün.
Sigara ve tütün kullanımından kaçınmak:
Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, ağız, yutak (farinks), soluk borusu (larinks), yemek borusu, pankreas, rahim ağzı (serviks), böbrek ve idrar torbası (mesane) kanserlerine yol açtığı kesin olarak biliniyor. Bu nedenle sigarayı içmeyerek bu kanserlerdenkorunubilirsiniz.
Sadece sigara içenler değil, pasif sigara içicileri de bu hastalıklara karşı risk altında bulunur.
Beslenme ve diyet:
Bitkisel kaynaklı besinlerin fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların sınırlandırılması, bitkisel yağların tercih edilmesi, fiziksel olarak aktif olup, egzersiz yapılması ve ideal ağırlığın korunması, alkol tüketiminin sınırlandırılması kanserden korunmada etkin rol oynuyor.
Güneş ışınlarından korunma:
Bazal ve skuamöz hücreli deri kanserleri güneş ışınlarına maruz kalma sonucunda ortaya çıkıyor. Bu nedenle güneş ışınından korunulması ile bu kanserlerin gelişimi engellenebilir.


Kanser Nedir?

Written by admin on Şub 21st, 2008 | Filed under: Kanser

Kanser nedir?

Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk sağlığı sorunu.

 

Kanserin sebebi nedir?
Çevresel ve içsel nedenler olarak ikiye ayrılabilir. Çevresel nedenler (kimyasal, radyasyon, viruslar gibi) ve içsel nedenler (hormonal, bağışıklık bozuklukları, kalıtsal mutasyonlar ve diğer genetik nedenler gibi) birlikte veya ardışık olarak hücreleri etkileyerek uzun yıllar içinde kansere yol açabilirler.

Hangi organlarda kanser olur?
Kanser tek bir hastalık olmayıp, vücuttaki tüm doku ve organlarda kanser gelişebilir.

İyi huylu ve kötü huylu tümör ne demektir?
İyi huylu tümörler kanser değildir. Başka bölgelere yayılmazlar. Tamamen çıkartıldığı zaman genellikle tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler ya da kanser ise komşu organ ve dokulara yayıldığı gibi, lenf ve kan yoluyla uzak organlara da yayılır. Uzak organlardaki yayılımına metastaz (yayılma) denir.


Meme Kanseri

Written by admin on Şub 21st, 2008 | Filed under: Kanser

Yapılan bir araştırmada, düzenli olarak kırmızı et tüketen genç kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin arttığı belirlendi. Sonuçları Archives of Internal Medicine adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırma, Harvard Tıp Okulu tarafından 90 bin kadın üzerinde yapıldı. Buna göre kadınlar yirmili, otuzlu ve kırklı yaşlarda ne kadar kırmızı et tüketirlerse, izleyen 12 yıl içinde göğüs kanseri riskine yakalanma riskleri o oranda artıyor.

Menopoz geçirmemiş kadınlarda görülen kanser ile kırmızı et tüketimi arasındaki ilişkinin ilk kez incelendiği araştırma, çok fazla kırmızı et tüketen kadınların kanser riskinin, seyrek tüketenlere oranla iki kat fazla olduğunu ortaya koydu.

Kırmızı etin göğüs kanseri riskini neden artırdığı henüz belirlenemiyor.

Etin pişirme sırasında ortaya çıkardığı maddelerin kanserojen olma ihtimali, etin içindeki bazı maddelerin hormonları taklit edebilmesi ya da hayvan yeminde kullanılan hormonlar, önceki araştırmalarda olası nedenler arasında gösterildi.

ABD�de her yıl yaklaşık 213 bin kadın, ülkede en çok görülen kanser tipi olan göğüs kanserine yakalanıyor ve yaklaşık 41 bini bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor.


Mide Kanseri

Written by admin on Şub 21st, 2008 | Filed under: Kanser

MİDE KANSERİ NEDİR?

Kanserli Mide

Mide, sindirim sisteminin bir parçası olup, karnın sol üst kısmında diyaframın altında bulunur. Üst ucu yemek borusu ile balantılı, alt ucu ise kapıcı adı kullanılan halka şeklinde kapama kanalları ile oniki parmak barsağına bağlıdır.

Genellikle mukoza zarında gelişen kötü huylu tümörler çoğunlukla bez epitelinden kaynaklı olup %90 dan fazlası Adenokorsinom tipidir. geri kalan kısmı ise korsinoidler, lipomlar, liposorkomlar, lenfomalar gibidir.

Sağlık bakanlığı kanserle savaş dairesi başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, en çok ölüm nedeni olan kanserler arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır demiştir. Erkeklerde daha sık görülen bu hastalık, ülkemizdeki kanser vakalarının %8 ini oluşturmaktadır.

Kırsal bölgelerde, varoşlarda ve sosyo-ekonomik açıdan düşük seviyelerde bulunan kişilerde daha yaygındır.

NEDENLERİ:
Meyve-sebze tüketiminin azlığı, alkol ve sigara kullanımı, aşırı tuz tüketimi, yanlış beslenme alışkanlıkları, ızgara yiyecekler, tütsülenmiş, salamura edilmiş gıdaların sık tüketimi, kronik ülser, gastrit gibi mide hastalıkları, aşırı sıcak içeceklerin sık tüketilmesidir. A grubu kana sahip olanlarda daha sık görülmektedir. Dünyada ve ülkemizde sık görüldüğü bazı bölgeler varıdr ki bu da genetik faktörler ve yeme alışkanlıkları ile ilgisi olduğunu göstermektedir.

Dünyada Japonya, Çin, İrlanda, ülkemizde de Karadeniz bölgesinde sıkça karşılaşılmaktadır.


Endoskopide Mide Tümörü

TEŞHİS VE BELİRTİLERİ:
En çok antrum ve küçük kurvatürde görülen bu kanser türü, gelişmiş tanı yöntemlerine karşın erken teşhisinde henüz başarılı olunamamaktadır. Başlangıç safhasında yakalanabilmesi için endoskopik yöntemlerin uygun ve erken kullanılması gerekmektedir. Sıklıkla görülen hazımsızlık, iştahsızlık ve mide şişkinliği, kusma, yorgunluk, halsizlik , siyah dışkı ya da dışkıda görülen kan, aşırı kilo kaybı, başlıca belirtilerdir. Bu tür sorunlarla karşı karşıya iseniz zaman geçirmeden doktorunuza başvurmanız ve uygun göreceği tetkikleri yaptırarak hastalığınızın tanısını koydurmanız gerekmektedir.

Çift kontrastlı boryumlu mide grafisi ve gastroskopi, en duyarlı ve özgün teşhis yöntemidir.

KLASİK TEDAVİ:
Mide kanserlerinde ameliyat en belirleyici ve önemli tedavi yoludur. İlave olarak kemoterapi zaman zaman da radyoterapi uygulanmaktadır. Midenin tamamen alınması ya da sadece tümörlü dokunun çıkarılması gerekebilir. Lenfomalarda, Helicobacter Pylori enfeksiyonunu tedavi etmek hastaların %50sinde iyileşmeyi sağlamaktadır. İleri seviyede olanlarda ise kemoterapi (CHOP* tedavisi denen dörtlü tedavi) uygulanır.

*CHOP: Cylophosphamide, Doxorubicin / Hydroxydoxorubicin, Vincristine / Oncovin, Prednisone.


Yıllardır kanser hastalarıyla ilgileniyor ve onları tedavi ediyorsunuz, iletişim konusunda yaşadığınız özel bir anınız var mı?

Written by admin on Şub 21st, 2008 | Filed under: Kanser

Yıllardır kanser hastalarıyla ilgileniyor ve onları tedavi ediyorsunuz, iletişim konusunda yaşadığınız özel bir anınız var mı?
Radyasyon onkolojisinde yatan ve hastalığı son döneme gelmiş bir hastam vardı. Odasına girip çıktığımda onu bulmaca çözerken bulurdum. Hayatının sonuna yaklaştığını biliyordu ve hâlâ bulmaca çözmekle meşguldü. Yüzü sürekli asıktı, doğal olarak mutsuz ve sessizdi. Ama hastalığından söz etmek istemiyordu, hiçbir konuda konuşmuyor, sürekli susuyordu. Bir gün ona, “Neden rol yapıyorsun” diye sordum. Durdu, yüzüme baktı ve ağlamaya başladı, “Rol yapıyorum ama bu rolü yapmamı ailem istiyor, çocuklarım, eşim, annem benim güçlü olmamı istiyor, ben de güçlü oluyorum” dedi. Bu olaydan sonra kendisi ve hastalığı ile ilgili sürekli konuştuk, hastam hayatının son günlerini daha neşeli ve gülümseyerek geçirdi.


Diğer hastalara göre çok daha kırılgan ve hassas olan kanser hastalarına nasıl davranmak gerekiyor?

Written by admin on Şub 21st, 2008 | Filed under: Kanser

Diğer hastalara göre çok daha kırılgan ve hassas olan kanser hastalarına nasıl davranmak gerekiyor?
Her şey açıkça konuşulmalı. Hastanın duygularını baskılamayın, eğer o konuşmak istiyorsa konuşsun. Çünkü konuşulmazsa hasta yalnızlığa itilir ve bu onun için daha olumsuz sonuçlar doğurur. Bu hastaların profesyonel destek almasını sağlamak gerekir. Çünkü böyle bir destek, hastaların daha bilinçli olmalarını sağlayarak farklılık yaratır, süreçleri daha kolaylaştırır ve olgun döneme yani final aşamasana geçiş daha kolay olur.