Saglikliyiz.Net - Sağlık Sitesi

Genel Sağlık Bilgileri Hastalıklar Diyetler Tedaviler

Archive for the ‘Cinsel SaÄŸlık’ Category

Oral Seks ve Sağlık ilişkisi

Written by admin on Şub 27th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

Oral Seks ve Sağlık ilişkisi Oral seks bir kişinin cinsel organlarıyla diğer kişinin ağzı arasındaki temasla olan ilişkidir.

Ağız ve cinsel organlar vücudun kolayca uyarılabilen erojenik bölgeleridir.Ve temas haline geçmeleri de kişilere zevk verir.Bütün memelilerde karşı cinslerin birbirlerini ağız yoluyla uyarması vardır denilebilinir. (mesela erkek köpeğin dişinin vajenini koklaması ve yalaması gibi,atlarda da erkeğin çiftleşmeden önce dişinin vajenini yalayarak dişiyi ilişkiye hazır hale getirdiği görülür )

Neden oral seks: - ağızın ve cinsel organların hassas erojen bölgeler olması, ve birbirlerine verdikleri uyarının ve zevkin yoğun olması bu buluşmayı kaçınılmaz yapmaktadır.

- En önemli avantajlarından bir tanesi de gebeliğe neden olmaması yüzünden çiftler tarafından rahatlıkla kullanılmaktadır.

- Bakireliğin önemli olduğu toplumlarda bu yolla bakirelik korunmuş olmaktadır.

- Erkek te veya kadın da kendi cinsel organını partnerinin ağzında görmekte bir haz yaratmaktadır.

Kadının erkek cinsel organını ağzıyla uyarması: Felliato; Latince fellare (emmek) fiilinden türemiştir. Erkek cinsel organlarını yalamak, emmek, öpmek anlamında kullanılır.
Erkeklerin tamamına yakını penislerinin emilmesinden ve bu şekilde boşalmaktan hoşlanırlar. Kadınların bir kısmı da partnerlerini bu şekilde uyarmaktan ve boşaltmaktan hoşlanır. Kadın erkeğini ağzıyla uyarırken genelde onun nasıl hoşlandığını sorar veya yaptığı hareketlere dikkat ederek hangilerinden daha fazla zevk aldığına dikkat ederek kendini yönlendirir. Aynı zamanda ellerini de penis etrafına sararak daha fazla uyarı sağlayabilir. Dikkat edilmesi gereken dişlerin penise acı veya zarar vermemesidir. Kadın partnerini bu şekilde boşaltabilir veya yeterli uyarı sağladıktan sonra cinsel ilişkinin başka biçimlere geçebilirler. Kadın isterse erkeğin spermlerini yutabilir, erkekler bundan inanılmaz psikolojik haz duyarlar, sperm yutmakla hamile kalınmaz. Normal koşullarda sağlıklı bir erkekte sperm hastalık taşımaz.

Kadında veya erkekte bulaşıcı bir hastalık varsa bu oral seks sırasında bulaşabilir.

Erkeğin kadın cinsel organını ağzıyla uyarması: Cunnilingus; Latince cunnus - vulva(kadın da vajen dudakları) ve lingere:yalamak anlamındadır.
Erkeğin kadın cinsel organlarını yalaması ve emmesi anlamında kullanılır .Kadının özellikle klitorisi öpmeye, yalamaya ve emmeye aşırı derecede duyarlıdır. Erkek kadının vajen girişini, vajen dudaklarını,klitorisi yalayarak onu uyarır, cinsel birleşmeye hazırlar veya bu şekilde boşaltabilir, veya ilişki öncesi birkaç kez bu şekilde boşaltarak daha sonra ilişkiye girebilirler. Cinsel ilişkide erkeğin kadın boşalmadan boşaldığı durumlarda kadını bu şekilde boşaltabilir. Ve erkek sertliğini kaybedip ilişkiye devam edemediği zamanlarda kadını bu şekilde rahatlatabilir.
Erkekte kadının nasıl hoşlandığını sorabilir ve ona göre yönlenebilir gene dikkat edilmesi gereken nokta dişlerin kadına zarar vermemesidir.
Vajene hava üflemek gibi şeylerde kadına ağrı veya acı verebilir. Uyarı sırasında kadının vajeninde ıslanma artmakta vajenden salgılanan sıvılar dışarı doğru gelmektedir, normalde bunlar zararsız ve mikrop taşımayan sıvılardır ve erkeğe yutması halinde dahi zarar vermeze (eğer bir enfeksiyon yoksa)
Oral seks öncesi kadını vajen daha temiz olsun diye vajen içinin sabunla yıkaması vajene zarar verebilir kayganlaşmayı zorlaştırır.
Normal yani akıntısı olmayan bir kadının kendine has bir vajen kokusu vardır, bu kokuya ”kasolet” adı verilir ve bu koku erkeklere çekici ve cinsel uyarıcı gelir, bazı kadınlarsa tam tersini düşünür, erkeÄŸin bundan rahatsız olacağı fikrine kapılırlar, bu gereksiz ve yersiz bir endiÅŸedir. Yapılmaması gereken bir ÅŸeyde o kısımlara sprey sıkmak veya parfüm sürmektir, hem oranın yapısını bozar hem de erkeÄŸe acı bir tat verir.
Vajene bir şey sokulmadan yapılan oral seks bakirelerde kızlık zarına zarar vermez.

Her aydaki gebe kadına da oral seks yapmanın ne bebeğe nede çiftlere zararı yoktur, eğer düşük veya heyecanın doktor tarafından yasaklandığı özel bir durum yoksa tabii ki.

Kişiler oral sekste birbirlerine daha fazla zevk veren pozisyonları bulup geliştirebilirler. Karşılıklı yapılan oral seks halk arasında 69 diye de adlandırılır, 6 rakamını çiftlerden biri kabul ederseniz onun üstünde ki baş aşağı diğeri ise 9 olur ve buradan da 69 deyimi gelmektedir. Oral sekste en önemlisi karşılıklı istekle ve zorlama olmadan yapılmasıdır.


Mastürbasyon

Written by admin on Şub 27th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

Mastürbasyon İnsanların yüzde doksanbeÅŸi (%95′i) mastürbasyon yapar, peki kalan yüzde beÅŸi (% 5′i) ne yapar?
Kalan % 5′i yalan söyler! Biraz yumuÅŸatırsak bunu; yaptıkları ÅŸeyi mastürbasyon olarak kabul etmemeye çalışırlar, yada mastürbasyon yaptıklarını bilmezler. Cinsel organlarla ilgili haz verici her ÅŸey mastürbasyon sayılabilir, mesela bir kadının heyecanlanıp bacaklarını sıkıştırıp bırakması bile,ve mastürbasyonda illa orgazma ulaÅŸmak gerekmez.

Mastürbasyon kelimesi latince ”masturbare=(elle bozmak )” fiilinden türemiÅŸtir.

Günümüzde kullanımı; kişinin (kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir. Daha modernize bir açıklama ile ; bir cinsel tepki üreten istemli kendi kendine uyarım olarak tanımlanabilir.

Mastürbasyon hayal gücünün veya fantezinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir,kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiç bir cinsel eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. Bu da ilk cinsel eylemlerde bazen hayal kırıklığı yaratabilir. Ama hiç bir düşünce de tensel dokunmanın veya hissetmenin ve de sevginin yerini de tutamaz.

Mastürbasyon zararlımıdır ? Eğer kişinin sosyal yaşantısını, normal seksüel ilişkilerini bozacak düzeyde değil ise zararsızdır.

Kişi eğer bir seksüel partneri varsa o olmadığı zamanlarda mastürbasyon yapabilir ama bunun sayısı ve sıklığı partnerine olan arzusunu etkilemeyecek şekilde olmalıdır.

Eğer kişinin düzenli seks partneri yoksa veya hiç partneri yoksa, arzu ettiği sürece, hissettiği sıklıkta mastürbasyon yapabilir.

Mastürbasyonun kadında veya erkekte hiç bir fiziksel (bedensel) kötü tesiri yoktur ,aksine rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar.
Ayıp değil bir gerekliliktir.
Toplumda söylenen diğer her şey tamamen uydurmadır;
-yok sivilce yapar,
-gözleriniz kör olur,
-boy uzamasını durdurur,
-ileride çocuğunuz olmaz,
-kızlarda adet düzenini bozar,
-erkeklerde ileride sertleşme sorunu yaratır,
-penis boyunun uzamasını durdurur gibi söylentiler ve bilgiler ve buna benzer her şey tamamen uydurmadır.

Dilediğiniz yer ve zamanda tabi ki başkalarının haklarına (kişisel veya kanuni) saygı duyarak, kimseye zarar vermeden mastürbasyon yapabilirsiniz. Bu sizin hakkınız ve bedensel özgürlüğünüzdür.

Özellikle bazı gençler mastürbasyon sonrası suçluluk duygusuna kapılırlar, bu yaptığınızdan suçluluk duymak anlamsız ve gereksiz bir duygudur, ayıp,yasak,kötü,size veya başkasına zarar vermeyen, yalnızca sizin bedeninizi ve hislerinizi ilgilendiren bir şeyden huzursuz olmanın gereği yoktur, bu bir ihtiyaçtır, bundan utanmayınız, suçluluk duymayınız.

Yalnız mastürbasyon sizin için kaçınılmaz bir olay, bir tutku haline gelmişse, normal cinsel ilişkiye tercih ediyorsanız, veya normal seksten partnerinizden zevk alamayıp mastürbasyona yöneliyorsanız bir cinsel tedavi merkezine baş vurup bu alışkanlığınızı veya tercihinizi değiştirmek için öneri ve tedavi almalısınız.

Mastürbasyon konusunu biraz yaşa ve cinsiyete göre ayırırsak;

Genç erkeklerde özellikle cinsel hayatı olmayan gençlerde, mastürbasyon neredeyse bir zorunluluk halindedir, bunun nedeni ise:

Sperm (meni - er suyu) üretimi devamlıdır ve hiç durmaz, üretilen spermler bir kesede toplanır ve boşaltılmaya hazır beklerler, arkadan da devamlı sperm üretimi olur ve bu keseye boşalır, bu kesenin bir hacmi, bir kapasitesi vardır, bu hacim dolunca cinsel istek artar, yoğunlaşır eğer ilişki veya boşalma gerçekleşmezse kasıklarda ağrı, aşırı cinsel istek başlar, bazen kese o kadar dolmuştur ki büyük tuvalet yaparken veya ıkınırken vücut içi basınç arttığından bu sırada penisten sperm akar veya idrar sonrasında sümüksü bir akıntı olarak penisten gelir (bu boşalma değildir ve zevk vermez sadece sperm akar). Eğer kişi boşalmaz veya ilişki kurmazsa belli bir süreden sonra ki bu süre kişiden kişiye değişir( 4 ila 15 gün), erkek uykuda boşalır ve keseyi boşaltarak arkadan gelen spermlere yol açar. Hamamcı olduk veya rüyacı olduk deyimi buradaki boşalmaya bağlı yıkanma gerekliliğinden gelmiştir. Erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlüğü de devamlı üretilen sperm ve onun boşaltılması isteği sonucu ve toplumsal öğretilerin yani tabuların erkeğe kuralsız cinsellik yaşamayı bir hak ve övünç kaynağı olarak hissettirmesi olup bayanların erkeklerde anlayamadıkları duygusuz cinsel istek bundan dolayıdır.

Erkeklerde uyarı ve doyuma ulaşma daha çok penisin etrafının kavranma hissinin tatmini ve özellikle penisin baş kısmında bulanan zevk hücresi diye isimlendirilen sinir uçlarının sürtünmeye ve karşıdan gelen basınca karşı taşıdıkları hislerden oluşur.

Erkekler genelde elleriyle cinsel organlarını okşayarak mastürbasyon yaparlar, bunun için elleri kuru olabilir, genelde kayganlaştırıcı bazı maddeler; tükürük, krem, sabun (sabunun penis içine kaçtığında acıya yol açacağı unutulmamalıdır) kullanılır. Gene erkekler mastürbasyon yaparken penislerini başka cisimlere sürerek de veya kavrama hareketini sağlayıcı bir takım boşluklara penislerini sokup çıkararak yaparlar. Veya sertleşmiş penise su tutarakta mastürbasyon gibi çeşitli yöntemlerde kullanırlar. Son zamanlarda ülkemizde de satılan yapay vajina benzeri araçlarda erotik malzeme satılan dükkanlarda bulunmakta ve kullanılmaktadır. Kısaca kişiye zevk veren her şey bu amaçla kullanılabilir.

Kadınlarda ise; bakire olanlar veya olmayanlar olarak değerlendirmeliyiz çünkü toplumumuzda bekaret hala önemli bir konu olarak kabul edilmektedir .

Kadınlarda mastürbasyon erkeklerdeki kadar fiziksel dokunma gerçekleşmeden düşünce bazında da gerçekleşebilir. Sadece göğüslerine dokunarak dahi mastürbasyon yapabilirler.

Fiziksel istek kasık bölgesine yayılan sıcaklık orada bir basınç hissinin duyulmasına ve klitorise dokunulmasının ihtiyacı ve vajen içinde doldurulması gerekli bir boşluk hissi ile ortaya çıkar. Vajende ki boşluk hissi daha önce cinsel ilişkiye girmemiş bayanlarda çok az veya yoktur.Cinsel ilişki yaşamış kadınlarda ise bu vücut tarafından tanınmıştır ve hissedilir.

Genelde ya klitoris (bızır) elle okşanır veya iki bacak açıp kapanarak sıkıştırılır veya kadına zevk verebilecek bir şeye sürtülür. Bakire olan kadınlar genelde bu şekilde mastürbasyon yaparlar. Ve bunun kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.

Daha az olarak klitoris okşanırken vajen girişine parmakla baskı uygulanabilir veya vajen girişi veya küçük dudaklar okşanabilir. Bunun da kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.

Ve bazı bayanlar kızlık zarı olmayanlar veya önemsemeyenler vajen içine parmak veya parmaklarını sokarlar veya içeriye doluluk hissi verebilecek herhangi bir şey (deodorant kutusu, salatalık, muz, kalem gibi) kullanırlar.Son zamanlarda ülkemizde de bulunan yapay penisler de veya titreşim sağlayan bazı seks oyuncakları da yaygın olarak kullanılmaktadır.

Bazı bayanlar ise hem klitorise sürtünme veya baskı hem de vajen içine doluluk sağlayarak mastürbasyon yaparlar.

Duşta basınçlı suyun klitorise tutulması ile mastürbasyon ise bayağı yaygın bir yöntemdir, bu da kızlık zarına zarar vermez.

Anne ve babalara ve de herkese; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça bırakma hissinin bir uzantısıdır. Yani frenlenemez,önlenemez ve yok edilemez. Belki baskılayabilir veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla olarak başka yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır.Kuşumuzun, kedimizin veya köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp dikkate aldığımız halde kendimizin ,yakınlarımızın veya çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmemezlikten gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır.

Özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde bu istek frenlenemez. Bu yüzden gerekli olan mastürbasyon için onları yanlış bilgilendirip korkutmayınız.

Yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır.

Yalnız bebekler de de bazen mastürbasyon benzeri davranışlar görülebilir bu onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar doğru yönlendirilip bilgilendirilmelidir. Bu konu ilerdeki yazılarımızda ele alınacaktır.

Peki çocuklarımıza nasıl davranalım;

ilk önce onlara bu konularda sağlıklı bilgiler verelim eğer sizde bilmiyor veya bu konuları konuşamıyorsanız çekinmeden destek alabileceğiniz yerlere baş vurabilirsiniz veya okuyup öğrenebilecekleri bazı bilgi kaynakları sağlayabilirsiniz. En önemli olan şey yanlış bilgi vermemektir. Ufak bir kızken annesi tarafından anal (arkadan-popodan - makat-rektum ) ilişkiye girmesin diye arkadan ilişki kuranlar kanser olur diye korkutulup yönlendiren bir hastamın kabız olursam da aynı etki olur kanser olurum ölürüm fikri ile yaşadığı ve hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi yaşadığını, uzun süre psikiyatrik tedavi alıp halen de tam olarak iyileşemediğini ve de iyileşemeyeceğini düşünürseniz yanlış bilginin bir insanın hayatına, yaşantısına nasıl bir etki yaptığını anlarsınız.

Onları kendileri ile kalabilecekleri ruhları ve bedenlerini tanıyabilecekleri mekanlarda rahat bırakalım. Odasının kapısını kilitlemesine izin verin veya kapısını çalıp onun olurunu almadan odasına girmeyiniz. Kötü bir şey yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiç bir şey engellenmez sadece inanarak doğruyu anlatın oda anlayacaktır. Veya banyoda gereğinden fazla kalırsa onu rahatsız etmeyiniz, orayı gerçekten kullanmaya ihtiyacınız olana kadar onu rahat bırakınız, bir insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar sizce? En önemli şey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçası olsalar da onlarında bir ruhlarının olduğunu unutmamak, onların kişiliklerine saygı duymaktır.

sağlıklı insan = mutluinsan


Kadında orgazm nedir?

Written by admin on Şub 27th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Kadında orgazm nedir?

Teknik terimleri bırakıp gerçekçi olalım. Kadın orgazmı erkekten çok çok farklıdır. Erkekteki gibi orgazm ile gelen bir sıvı görsel bir olay yoktur kadın orgazmında. Ve bu her kadından kadına çok çok farklılık gösterir.
KADIN İÇİN ORGAZM TANIMI: ”YaÅŸadığınız bir cinsel eylem veya iliÅŸki bittikten sonra gergin kalmıyorsanız, boÄŸazınızda yutamadığınız bir lokma varmış gibi hissetmiyorsanız, kendiniz mutlu ve rahat hissediyorsanız ve sizin için yeterliyse siz orgazm olmuÅŸsunuz demektir.”
Bırakınız başkaları ne derlerse desinler, ne yazılırsa yazılsın fark etmez, mühim olan sizin gerçeğinizdir.

Peki bunları yaşayamayan yada hissedemeyenler ne yapacaklar?

Erişkin kişilerde bunu kendi kendine çözümü çok zordur, en basit ve kolay yolu destek almaktır.

Nereye baÅŸvurup destek alabilirler?

Gerek bize gerekse bir seksüel terapi merkezine baş vurup destek alıp tedavi olabilirler.

Yani tedavisi vardır ve bu durum düzeltilebilinir mi?

Evet tedavisi vardır, gerekli koşullar sağlandıktan sonra her türlü sıkıntı gibi buda düzeltilir, kişinin cinsel istek duyması, veya cinsel ilişkiden zevk alması veya orgazm olması öğretilir.

Bu konuda çok başvuru oluyor mu?

Maalesef Türkiye koşullarında bu kadınlarımız içinde sıkça yaşanan bir durum.

Bize de bu konuda sıkça başvuru oluyor ve destek verip terapiye aldığımız bir çok hastamızın şimdi mutlu ve sağlıklı cinsel hayatı var.

Mühim olan kadın olmaktan utanmamaktır, cinsellikten utanmamaktır.

Hayat güzeldir, kadın olmak ayrıcalıktır.
Güzelliği ayrıcalıklı olarak yaşamanın keyfini çıkarın !

Geliniz size destek olalım, sizde sağlıklı ve mutlu bir cinsel hayata sahip olunuz!!
Biz kadına saygı duyuyor, cinselliğin her kadının hakkı olduğuna inanıyoruz.

Bu yüzden cinsellikle ilgili her türlü probleminizi bize danışabilir bu konuda tıbbi ve psikolojik yardim ve destek isteyebilirsiniz.

Dr. Cenk Kiper 


Genel olarak neler cinsel isteksizlik yapar

Written by admin on Şub 27th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

Genel olarak neler cinsel isteksizlik yapar;
-en baÅŸta gebe kalma korkusu,
-ikinci olarak bakire kadınlarda kızlık zarını kaybetme korkusu özellikle evlilik öncesi ilişkilerde
-üçüncü sırada eğer kadın seks isterse veya bunu gösterirse partnerin kadın hakkında ne düşünebileceği
-canının acıyacağı korkusu veya şüphesi
-çevrenin baskısı ve düşünceleri
-ahlaksal ve dinsel yasaklamalar
-aile baskısı ve yetişme tarzı
-fiziki olmayan nedenler arasında, eşle anlaşmazlık (uyumsuzluk) çok görülen bir nedendir,
-depresyon
-partnere güvenmeme
-erkek partnerin erken boşalması
-ilişki sırasında acı duyma veya kuruluk
-cinsel iliÅŸkiye zorlanmak
-taciz veya tecavüz yaşamak
-fiziki olarak hormonal bozukluklar
-çeşitli hastalıklar
-ilaçların yan etkileri bulunmaktadır.
- hayatın ileri yıllarında (ileri yaşlarda) bir ölçüde azalır.

Cinsel isteği olmayan kadın var mıdır?
Normal hormon yapısına sahip her kadında cinsel istek vardır,cinsel isteksizlik veya zevk alamama veya orgazm olamama gibi ÅŸikayetlerle baÅŸ vuran kadınların yapılan tetkiklerinde de görülmüştür ki ancak bunların %1′inin gerçekten bedensel problemi vardır. Geri kalan %99′luk kesimin problemi tamamen psikolojiktir.

Cinsel isteksizlik, zevk alamama veya orgazm olamama düzeltilebilir mi?(eğer bedensel bir neden yoksa)

Evet, gerekli zaman ve maddiyat sağlandıktan sonra problemi düzeltilemeyecek kadın yoktur, her kadına istek duyması, ilişkiden zevk alması veya orgazm olması öğretilebilinir.

Ne kadar zamanda düzelir bu sorun?

Sorunun düzelmesi kişiden kişiye göre farklılık gösterir, yetiştirilme tarzı, işi, eşi içinde bulunduğu ortamlara göre bu çok çok değişiklikler gösterir.

Bedensel sorun olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Yapılacak basit bir jinekolojik muayene ve bir kaç hormon tahlili her zaman fazlasıyla yeterli olmaktadır.

Cinsel isteksizliği, zevk alamamayı ve orgazm olamamayı isterseniz farklı sosyal gruplarda inceleyelim;

Bekarlarda; en büyük korku kızlık zarının zarar görmesi veya acımasıdır,
-aile baskısı da çok çok önemlidir (bununla ilgili açıklama ilerde vardır)
gebe kalma korkusu da önemli bir yer teşkil eder.
Partnerin sizi kötü kadın olarak görüp görmeyeceği düşüncesi de önemlidir tabii ki, toplumsal baskılar vazgeçilemez bir istek yok edicidir.
bu yüzden bir çok genç kız ya cinsel arzularını baskılar yada mastürbasyona yönelir. Mastürbasyonda zara zarar vermez, gebe kalamaz,günah işlememiş, ailesini üzmemiş olur ve ailesindeki erkekleri başka bir erkekle aldatmamış olur, çünkü o yaşlarda sevgi farkı ayırt edilemez, partnere sevgi duyarsa ailesine vereceği sevgiden çalıyormuş gibi hissedebilir bazen genç kızlarımız.

Evli kadınlarda; evli kadınlar uzaydan mı geliyor hayır onlarda yıllarca bunları yaşayarak yada yaşatılarak büyüyorlar ve bu hisler bir alışkanlık haline geliyor ,daha sonra evleniyorlar.
Evlilikte sosyal uyumsuzluk,koca ile olan sorunlar ve maddi sıkıntılar isteksizliği yaratabiliyor veya arttırabiliyor. Sizi döven,sevmeyen veya aşağılayıp kötü davranan birisiyle sevişmek için istek duyabilir misiniz? Bir çok kadın aile evindeki baskıdan sıkıntılı hayattan kurtulmak için evlenir ve koca evinde daha fazla baskı ile karşılaşır.
Korunmayı kabul etmeyen çok çocuk sahibi olmayı erkeklik gibi gören kocalar yüzünden gebe kalma ve kürtaj olma korkusu yaşayan bir kadın nasıl cinsellik duyabilir ki.
Adatılmak ta kadında cinsel soğukluk yaratır.
Ayrıca seksi kadının bir vazifesi, erkeğe vermesi gereken bir hizmet olarak gören bazı erkekler yeterli veya hiç uyarı sağlamadan kadınla ilişkiye girmektedirler buda kadına acı verir ve cinsellikten soğutur.

Yukarıda yetiştirme tarzı demiştik; düşünün küçük bir kız çocuğusunuz dünyadaki en önemli varlıklar anneniz ve babanız, onlar olmadan yaşayamazsınız, onların sevgisi ve ilgisi sizin için hayatta en önemli şey; anne ve babanız veya aile çevresi size söyle bir mesaj veriyorlar daha doğrusu pırıl pırıl daha boş sayılabilecek bir hafızaya şöyle bir şifre, işletim sistemi koyuyorlar;
bizim kızımız canımızdır, bizi hiç üzmez, biz ona çok güveniriz, asla bizi üzecek hiç bir şey yapmaz. İleri yaşlarda ara sıra mesaj tazelenir, yenilenir, ben kızıma güvenirim, başka kızlar gibi değildir, doğruyu bizi neyin üzeceğini bilir.

Tamam ana mesaj verildi,yani işletme programı beyne konuldu,anne baba üzülmeyecek,onları üzecek bir şey yapmayacaksınız,onlar üzülürlerse sizi sevmezler sizde onların sevgisi ilgisi olmadan yaşayamazsınız.Şimdide işletme programının alt şifrelerini koyalım;
iyi kızlar erkeklerle beraber olmazlar,
aile şerefimiz çok önemlidir,
konu komÅŸu ne der?
kızımın bakire olmadığını duyacağıma öleyim daha iyi (bu çok yaygındır, üniversite düzeyinde yaptığım anket çalışmalarında genç kızlara sorulan eğer aileniz bakire olmadığınızı bilse ne olurdu sözüne verilen ilk cevap;

”kalp krizi geçirip ölürlerdi her halde”
ikinci cevap;”beni evden atarlardı”
üçüncü sıklıkta verilen cevap ise;”beni öldürürler”olmuÅŸtu.

Programlama şöyle devam eder; çevreden ve televizyonlardan verilen haberlerle alt yapı kuvvetlendirilir, mesela şöyle; Ayşe hanımın kızı şöyle yapmış, ailesi kahroluyormuş, babasına felç gelmiş veya kalp krizi geçirmiş. Televizyondan ise ,bak aile sözü dinlemeyen kızların sonu budur gibi mesajlar verilir.

Üçüncü aşamadaki programlama: sen iyi bir kızsın (cinsellik isteyen veya yaşayanlar kötüdür) beyaz gelinlikle evlenecek, çocuk doğuracaksın. -kadının görevi eşine hizmet ve çocuk doğurmaktır, iyi kadınlar bunu yapar, kötülerin ise hayatlarını yaşama hakkı vardır.

Daha ağır olarak eğer ki onların istemediği şeyleri yapmaya yönelirseniz size soğuk davranıp sevgilerini kısarlar ve siz dünya bu şekilde yaşanamaz zannedersiniz, küçükken ben annem ve babam olmadan hayatta kalamayacağımı -hiç bir zaman için-ve eğer onlar beni sevmezlerse hayatımın biteceğini zannederdim ki, bu bütün çocuklarda böyledir.

Bir de kız çocuklarının babaya olan sevgisinin paylaşılması gibi hissettirilir karşı cinse olan ilgisi ve kız çocuğu sanki babasından olan sevgisinden çalıyormuş gibi zanneder eğer bir erkeğe ilgi duyarsa, halbuki ikisi ayrı ayrı hisler ve sevgilerdir.

Arabamızı aynı yere park etmeyi,aynı yere oturmayı bile alışkanlık haline getirmişken yıllarca çocukluğundan itibaren şartlanmış olarak yetiştirilen bir kişinin tamam sen evlendin 25 yıl sana verdiğimiz mesajları, baskıları ve alışkanlıklarını unut, baskıladığın, ayıp, günah olan hislerini, yönlendirdiğin hislerini canlandır ve düzelt, cinselliğini yaşayabilirsin demekle olmuyor bütün bunlar.

Ya bu hisler düzelmiyor yada geri gelmiyor ya da kadın yıllarca alıştığı dost olduğu zararsız olan mastürbasyon alışkanlığından kurtulamıyor, evliliği bambaşka hayal eden erkeğini prensi kendini de pamuk prenses olarak gören kadın gerçek hayatla hele birde erkeğin kaba ve anlayışsız davranışlarıyla karşılaşınca karşı cinsten iyice soğuyor ve cinselliği ya hiç yaşamıyor ve hissetmiyor yada mastürbasyonla yaşayıp ilişkiden zevk almıyor. Mastürbasyon hayal gücünün veya fantezinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir,kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiç bir cinsel eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. Bu da cinsel eylemlerde bazen hayal kırıklığı yaratabilir.Kadın alıştığı bu düzenin dışına çıkıp normal cinsellikten zevk alamaz.


Cinsel arzu nedir?

Written by admin on Şub 27th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

Cinsel arzu nedir?

Cinsel arzu kişinin karşı cinsle ilişkiye girme arzusu olup bedensel (hormonal) problemi olmayan herkeste mevcuttur.

Ne zaman cinsel arzu duyarız sorusunu yukarıda anlattığımız konuların ışığında şöyle tanımlayalım isterseniz;
Bedensel olarak yeterli olgunluÄŸa eriÅŸmiÅŸ kadın veya erkek o gününü yaÅŸamsal olarak garantiye aldığında cinsel arzu duyar, bunu açıklayan en güzel ata ‘’sözü fakirin karnı doyunca pipisi kalkarmış ‘’sözüdür.

Cinsel arzu kavramı kişiden kişiye ve toplumdan topluma değişmekle beraber genel anlamda bir eşle seks ilişkisine girmeyi istemektedir.
Ne kadar isteğin yeterli olduğu, ne kadarının az olduğu kadından kadına değişir.

Bizim toplumumuzda kadınların istek ile ilgili sıkıntılarını çeşitli gruplarda incelemek gerçekçi ve faydalı olacaktır;

Erkekler ve kadınlar kabaca aynı ölçüde cinsel istek duyarlar ama yetiştirilme şartları, içinde bulunulan koşullar, aile baskısı, ahlaki ve dini etkiler kadınların bu isteklerini baskılamalarını, başka kanallara yönlendirmelerini, veya gösterememelerine neden olur.

Bu yüzden bu konuda rahat olan erkekler genelde cinsel ilişki arzusunu kadınlardan daha sık duyarlar;
bir bayan olarak eşinizin seksi sizden daha sık ve daha fazla arzu etmesi sizin seks isteği yönünden bir probleminiz olduğu anlamına gelmez.

Cinsel istek nerelerden doÄŸar;
binlerce uyarı cinsel istek doğurabilir,
-görme,
-koku,
-duyma,
-dokunma,
-tatma,
-düşünce
- duygular


Cinsellik veya cinsel istek nedir

Written by admin on Şub 27th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

Cinsellik veya cinsel istek nedir;

Bunu anlayabilmek için isterseniz önce kısaca insandan bahsedelim.

Canlı doğarken tek bildiği şey ölüm dür ve yaptığımız her şey hayatta kalmak için, yaşamak için yaptığımız şeylerdir.

Yaşamak, dünyada kalmak bir haz ve zevktir,
ölüm ise elem ve kederdir,
insan ve tüm canlılar elemden kaçar hazza yönelirler.
Her canlı yaşamda kalmayı ister ve bunun için çaba gösterir.

Yaşamda kalabilmek yani ölmemek için doğuştan var olan bazı yeteneklerimiz ve hislerimiz vardır, bunlar sonradan öğrenilmez, değiştirilemez şeylerdir. Hayvanlarda bunlara iç güdü diyoruz, insanlardakine ise DÜRTÜ ismini veriyoruz.
Dürtüler bilinçaltından gelir. Çok kabaca bir örnek verirsek yeni doğmuş bir bebeğin meme emmeyi bilmesi veya acıkınca ağlaması bir dürtüdür.

Evet cinsellikte bir dürtüdür,hayatın ve de neslin devamını sağlamak için var olan bir dürtüdür. Ama cinsellik ikincil-ikinci sırada bir dürtüdür.
Birincil dürtüler kişinin o gün için yaşamda kalmasını sağlayan dürtülerdir ki; bunlar yemek yemek, su içmek, uyumak gibi yapılması gereken yapılmazsa kişinin hayatını kaybetmesine neden olacak dürtülerdir.

Canlıların hayatta kalmaktan haz duyduklarını ve her şeyi bunun için yaptıklarını biliyoruz.Ama gerçek olan bir şey var,oda her canlının sonunda öleceği,ama biz yaşamaktan bu dünyada olmaktan mutluyuz ve daha uzun kalmak istiyoruz,bunun için ne yapabiliriz??
Yapabileceğiniz tek şey ama tek şey bir şeyler üretip sizden sonraya bırakmak ,bununda en doğru,basit vede tatminkar yolu bedeninizden bir parça üretmek ve bunu sizden sonraya bırakmak yani çocuk sahibi olmaktır.

Sahip olunan çocukla canlı bedeninden olan bir parçanın kendinden sonrada dünyada kalacağını bilir ve bir huzur, mutluluk duyar ve dürtülerini tatmin eder. Neden torunların şimdi insanın kendi çocuklarından daha fazla sevildiği hakkında bir fikriniz oluştu mu, çünkü torun o kişinin kendinden sonra dünyada kalacak ama kendi çocuğundan daha fazla dünyada kalacak parçasıdır, garantisidir.

Bu yüzden insanlar kendi çocuklarını kendileri gibi görüp yapamadıkları şeyleri onların üzerinden yaşamayı isterler ve kendi istediklerinin dışında hareket etmesinden mutlu olmazlar, kabul edemedikleri şey çocuklarının da bir beyni ve hisleri olduğudur, sorunda buradan yaşanır.

O zaman cinsellik nedir?

Cinsellik; bir dürtüdür, ikincil öneme sahip bir dürtüdür, amacı neslin devamını sağlamaktır.

Neden cinsellik yaşarız;

-Üremek için;

-Zevk duyduğumuz için;

-İletişim, paylaşım olduğu için; (aynı sinemaya gitmek gibi, el ele tutuşup yürümek gibi bir paylaşım, insanların bir birini tanımasıdır)

-Nosyon olduğu için; yapılması gerekli olduğuna inandığımız bir şeydir, ne kadar çok sıklıkta yapılırsa o kadar iyi olduğu öğretilir veya öğrenilir. Bazen gelen maillerde veya telefonda sorulur ben haftada şu kadar seks yapıyorum yeterlimi? Neden bana günde 3 ve 4 öğün yiyorum yeterlimi diye sormuyorsunuz, acıkınca yiyorsunuz, sekste acıkınca yapılır, sayısı standardı yoktur, bizse bazı tabularda sıkışıp sekse bazı gereklilikler yüklemişizdir.


İlk Gece Hissedilenler ve Yaşanan Sorunlar

Written by admin on Şub 27th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

İlk Gece Hissedilenler ve Yaşanan Sorunlar

Kadın hiç yaşamadığı bir duyguyu yaşayacağı için heyecan duymakta ve aynı zamanda korkmaktadır. Erkek ise belki ilk beraberliğini yaşayacak veya hayatını birleştireceği kadınla ilk deneyimi olacaktır. Bu yüzden onda da başarılı olma duygusu ve korkusu hakimdir. Kızlık zarının yırtılması abartıldığı gibi acı veren bir olay değildir. İlk ilişki sırasında kadın belki bir iğne batması ve ya sinek ısırığı tarzında bir acı duyabilir ve ya duymayabilir ve az miktarda pembemsi bir kanaması olabilir,daha sonra ise daha evvel bilmediği bir dolgunluk ve bası hissi duyacak zaman ilerledikçe ve güven arttıkça bu dolgunluk hissi zevke dönüşecektir. İlişkinin ilk ayında her ilişkide belki başlangıçta çok hafif bir sızlama veya rahatsızlık duyulacak ama bu kısa sürede kaybolacaktır. Cinsel hayatınızı daha kolaylaştırmak ve vajendeki dolgunluk hissine alışabilmek için ilk hafta belirli aralıklarla beş - on dakika vajeninize bir tampon koyabilirsiniz. Bu hem kızlık zarındaki hem de vajen deki genişlemeye alışmanızı sağlayacak, rahatsızlık duymanızı engelleyecektir.

Kızlık zarının bozulmasından sonra kadınlarımızın ilk gece yaşadığı sıkıntıların ikincisi de vajinismus dediğimiz vajen çevresini saran kasların spazmı sonucu cinsel ilişkinin imkansız yada çok ağrılı hale gelmesidir. Bu sıklıkla baskılayıcı cinsel yetiştirme sonucu yani aile ve sosyal çevre olarak cinselliğin kötü, yanlış bir şey olduğuna inanılarak yetiştirilen veya çok acı duyacaklarına inanan kadınların cinsel ilişki yaşayacakları sırada bilinçaltının koruma dürtüsü ile vajen girişindeki kasları kasması sonucu oluşur. Yapılması gereken sakinleşmek, belki belli bir süre ilişki denemesine ara vermek veya birkaç gün ertelemektir. Bu arada kadını rahatlatmak ona yaşanacakların evli çiftler arasında hak olduğunu, ayıp olmadığını ve ona zarar vermeyeceğini anlatmaktır. Eğer tekrar denememizde gene aynı sorunla karşılaşıyorsak yapmamız gereken şey profesyonel yardım almak yani bir hekime başvurmaktır. Hekiminiz sizin hem bedensel hem psikolojik olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.

Cinsel ilişki sırasında kadını tedirgin eden olaylardan bir tanesi de gebe kalma korkusudur. Çocuk sahibi olmak istenmediği bir sırada gebe kalmak, bunun sorumluluğu veya kürtaj olmanın korku ve baskısı kadını cinsellikten uzaklaştıracak ve soğutacaktır. Evlenmek üzere olan çiftler hemen çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korunmalıdırlar. Korunmak için bazı yöntemlere evlenmeden önce başlanılmalıdır. Gebeliği önleyici haplar doktor kontrolünde alınmalıdır. Uygun zamanda başlandığında ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korurlar . İlk cinsel ilişkide gebelikten korunmak için kondom –prezervatif kullanılması da önerilebilirse de uygulamada pek rahat olmadığı görülmektedir.

Sağlıklı Cinsel Yaşam İçin Neler Yapmalıyız?

İdeal olanı cinsel hayatınız başlamadan önce bir hekime muayene olmak ,cinsel ilişkiye engel bir halinizin bulunup bulunmadığı veya cinsel ilişkide size rahatsızlık yaratabilecek bir sorununuz olup olmadığını öğrenmektir . Ayrıca ilk cinsel deneyiminiz için hekiminizden uyarı ve öneriler almak hem sağlık bir cinsel başlangıç yapmanızı hem de bundan sonraki cinsel hayatınızı mutlu sürdürmenizi sağlayacaktır. Hekiminizden size uygun gebelikten korunma yöntemini istemeniz ve uygulamanızda gebe kalma korkunuzu ortadan kaldıracaktır.

Düzenli hekim kontrolünde olmak yaşam kalitenizi arttıracak ve sağlıklı bir cinsel hayat sürmenizi sağlayacaktır. Bundan dolayı şikayetiniz olsun olmasın her altı ayda bir doktor kontrolünden geçmeyi ihmal etmeyiniz.

Sağlıklı kadın = mutlu kadınDr. Cenk Kiper


İlk Cinsel İlişki

Written by admin on Şub 27th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

İlk Cinsel İlişki Evlilik, kadının ve erkeğin beraber yaşamak üzere karşılıklı anlaşma ile oluşturdukları sosyal bir kurumdur. Bu kurum sevgiyi, saygıyı, cinselliği, mutluluğu ve üzüntüyü dahi paylaşmayı içerir. Evlilik kadının ve erkeğin sahip olduğu temel haklardan bir tanesidir. Evliliğin toplum tarafından kabul görmesi içinde yasalar çerçevesinde onaylanması gerekir. Gelenek ve göreneklerde evliliğin oluşmasını ve yapısını etkilemektedir.

Kadının ve erkeğin sosyal yaşamdaki rolleri daha doğar doğmaz yetiştirilme tarzları ile başlar. Bu roller toplumsal ve kültürel farklara göre bazı değişikliklere uğrasalar da temelde aynı esaslardadırlar. Kadının yapısı itibarı ile daha duygusal olması kolay incinip kolay sevinmesi hormonları ile ilgili olup bu onun annelik yapabilmesi için gereklidir. Kadın adet gördüğü zaman veya gebe kaldığı zaman veya doğum yaptıktan sonra fiziksel olarak eskisine nazaran daha güçsüz düşer. Bunun sonucunda da erkek koruyucu ve kollayıcı olmak zorundadır.

Kadın ve erkek ilişkisindeki en önemli şey kadını kadın ,erkeği erkek olarak kabul etmek ve karşı tarafın istek ve arzularına saygı duymaktır. Çünkü daha evvelde söylediğimiz gibi daha bebeklikten itibaren farklı yetiştirilir ve farklı hissetmeye başlarız. Bir kadının bir erkeğin nasıl düşündüğünü veya bir erkeğin bir kadının niçin farklı davrandığını anlamasına imkan yoktur.

Çünkü farklı hormonlar etkisi altında olunca karşı cinsin bilemediği ve anlayamadığı duygular gelişir. Mesela kadınlar erkeklerin niçin seks isteklerini kontrol edemediklerini ve devamlı seks istediklerini (daha doğrusu duygusuzca seks yapabilmelerini)pek anlayamazlar. Kısaca açıklayacak olursak erkeklerde devamlı sperm ( meni ) üretimi vardır ve bunun depolandığı kesenin kapasitesi eğer hiç boşalma olmazsa yaklaşık dördüncü günden sonra dolar ve sanki idrar torbanız dolduğunda nasıl işeme arzusu duyuyorsanız ve bu ilerledikçe rahatsızlık yaratıyorsa, erkekte eğer boşalmadığı süre dört gün veya daha fazla olursa devamlı kontrolsüzce seks arzusu duyacak sonuçta belki de saldırganlaşacak ve hatta istenmeyen olaylarla karşılaşılacaktır. Bazen ise doğanın bir savunma sistemi olarak ilişki kuramayan veya masturbasyon yapamayan erkek uykusunda boşalacaktır. Bu gerçeği göz önüne alarak hanımlarımızın eşlerine olan yaklaşımlarına daha iyi değerlendirmelerini istiyoruz ve aralarında olabilecek bazı problemleri cinsellikten uzak durarak onları istedikleri şekilde yönlendirebileceklerini düşünürlerse en yanlış şeyi yapmış olacaklardır.

Erkeklerde kadınları oldukları gibi kabul etmeli ,onların yaşam tarzlarına ve duygusallıklarına saygı göstermelidirler, çünkü bu kadının doğasının bir gereğidir ve duygusal olmayan bir kadın ne erkeğini mutlu edebilir ne de iyi bir anne olabilir.

O zaman karşılıklı sevgi ve saygı ,birbirinin isteklerini anlama ve destekleme evliliğin temel şartlarındadır. Farklı iki cinsin arasındaki diğer insanlardan farklı olan iletişim cinselliktir ve özel olmalıdır.

Evlilikte iki farklı cins arasında geliştiği için en önemli iletişim aracı, paylaşım cinselliktir. Uyumlu bir cinsellik her iki tarafında olaylara bakış açısını yumuşatacak ve töleransın artmasına sebep olacaktır. Cinsellik eşler arasında bir iletişim biçimi olup birbirlerine karşı olan duygularının sözle ve bedenle ifadesidir. Birçok kişi için özellikle kadınlar için evlilik cinselliğin başlangıcıdır. Kişiler o güne kadar toplumdaki cinsiyet rollerini öğrenmişlerdir. Ama bu konuda konuşmak değer yargıları ve ön yargılar tarafından zorlaştırılmıştır. Birbirleri ile konuşmaktan kaygı ve isteklerini dile getirmekte güçlük çekerler. Bunu yok etmek içinde sevgi ,saygı ve anlayışla birbirlerini anlamaya çalışmalıdırlar. Evlilikte sağlıklı bir cinsel yaşantı için kadının ve erkeğin kendi vücudunu ve eşinin vücudunu tanımaya çalışması gerekir.

Karşı tarafın nelerden çekindiğini ve ya nelerden hoşlandığını dikkate almak,rahatsız olduğu şeyleri yapmamak veya bunun kötü bir şey olmadığını izah etmek çok önemlidir. Kadın için cinsellikte en önemli şey kendini güvende hissetmektir hele hele yıllarca bir tabu olarak büyütülmüş olan ilk gece,ilk cinsel ilişki korkusu ve o gece yaşayacakları kadının ilerdeki bütün cinsel hayatını etkiliyebilir. Kadın kendini güvende hissederse, sevildiğini ve sayıldığını hissederse ancak cinsel istek duymaya başlar . İlk ilişki sırasında her iki tarafta birbirlerinin bedenlerini yeni tanıyacaklarından ve nasıl tepki vereceklerini bilmediklerinden yumuşak ve anlayış ile yaklaşılmalıdır. Özellikle bekaretini kaybedecek olan hanımlarımız için eşlerinin çok anlayışla yaklaşmaları önemlidir, çünkü kadın o güne kadar hiç bilmediği bir duyguyu yaşayacaktır ve belki de canının çok yanacağını düşünmektedir ama biz erkekler olarak eşimize gerekli güveni verebilirsek, yavaş hareket edeceğimize onun canını acıtmayacağımıza rahatsız olduğu yerde veya acı duyduğu yerde duracağımıza inandırırsak, kadında şüphe ve tereddütlerini atacak ,ilişkiye hazır hale gelecektir. Kadın sevgiyle ve güvenle cinselliği hissedeceği için cinsel ilişkiye girmeden önce ne kadar uzun süre bir yaklaşım yaşanırsa yani ön sevişme yaşanırsa bu kadını o kadar rahat hale getirecektir. İlk ilişkide yaşayabileceklerinizi anlatmadan önce isterseniz bekaret – kızlık zarı ( hymen ) nedir kısaca açıklayalım.

Kızlık zarı, vajina ( hazne ) girişinde kadınlarımızın adet görünceye kadar ve de cinsel hayatları başlayıncaya kadar vajeni dışardan gelebilecek mikroplardan ve hastalıklardan korumak üzere doğal olarak oluşmuş bir yapıdır. Çok çeşitli tipleri vardır. Bazı kadınlarımızda hiç olmayabilir, bazılarında yarım olabilir , bazılarında ise halk arasında elastik zar olarak isimlendirilen ve ancak doğumda yırtılabilen türdendir. Elastik zar esasında ortasındaki deliği cinsel ilişkiye mani olmayacak büyüklükte olan bu nedenle de kanamaya neden olmayan zardır. Zarın kalınlığı da çok değişken olup, bazı hanımlarımızda çok ince yapıda ve erkeğin en ufak hareketi ile yırtılabilen yapıdadır. Bazıları ise daha kalındır ve zor yırtılır. Zor yırtılan zarlarda kanama miktarı fazlaca olabilir ,eğer panik yaratacak veya bedensel rahatsızlık yaratacak boyuttaysalar hemen bir kadın doğum uzmanına başvurularak , kanama durdurtulmalıdır. Bazıları ise ilişkide yırtılmayacak kadar kalın olup bunlar ancak bir hekim tarafından uyuşturularak,acı vermeden açılmaktadır.


Evlenmeden Neler Yapmalıyız?

Written by admin on Şub 27th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

Evlenmeden Neler Yapmalıyız? Niçin evleniriz;Temelde hepimiz başka insanlarla iletişim kurmayı arzu ederiz. Olgunlaştıkça da bu his bizi yakından ve derinden sevecek bir kişiyi özleyip, aramaya iter. Almakta vermekte sevginin olmazsa olmaz bölümleridir. Biri olmadan öteki pek uzun ömürlü olmaz. Evlenmenin temel nedenlerinden bir tanesi beraberlik,birine sahip olmak ve birine ait olmak duygusu, bundan doğan yakınlık, can yoldaşlığı, istenmek, anlaşılmak, çocuk sahibi olmak, kendi düzenini kurmaktır. Bunlar vazgeçilmez duygusal öğelerdir. Yine bunlar cinselliği yalnızca fiziksel yönden değil, ruhsal yönden de tamamlar.

Özellikle kadınlar yıllar yılı evlenmeyi ve cinsel ilişkide bulunmayı dört gözle beklerler. Daha çocukluklarından beri her türlü yaşam sorununun evlenince çözümleneceğine inanırlar, ama beraberlik güzel duyguların yanı sıra birçok sorumluluğu ve sıkıntıyı da beraberinde getirir. Evlilik kişilerin bundan sonraki yaşamlarında beraberce kullanacakları sınırlı bir kredidir. Bunu ilk günden tüketebilir ve ya mantık, saygı ve sevgi doğrultusunda bir ömür boyu mutlu olarak kullanabilirsiniz. Cinsellikte bu beraberliğin vazgeçilmez bir parçası ve tamamlayıcısıdır.

Beraberlikte ilk cinsel ilişkinin kusursuz geçmesi gerektiğine inanmışızdır. Oysa bu inancın tam tersine ilk gece gerginlik ve korku içinde geçer. Yeni beraber olan çiftlerin ilk gecelerini birtakım olumsuz duygular içinde olduklarını ve korkularını gizlemek istemeleri de gerginlik ve baskıları daha da arttırır.

Yetersiz cinsel eğitim, daha önceden bilinmeyen ama evlilik süresinde ortaya çıkan çeşitli sağlık sorunları zaten var olan ekonomik sorunlara, toplumsal baskılara ve olumsuzluklara eklenirse cinselliği yok etmeye başlar. Bu yüzden evlilik öncesi bazı hazırlıkları yapmak kişilerin bu olabilecek negatifliklerden uzaklaştırır.

Bunlar nelerdir ;

En önemlisi her iki tarafın evlilik öncesi muayeneye gitmeleridir Erkeğin ve kadının cinsel bir anormalliği yani sağlıklı bir cinsel yaşantıyı engelliyecek problemleri var mı, varsa ve mümkünse bunun düzeltilmesi.

Herhangi bir bulaşıcı hastalık var mı (sarılık, cinsel yolla geçen bir hastalık, aids ve bu gibi ) varsa gerekli önlemleri alınıp, tedavi edilmesi.

İleride sorun olabilecek herhangi bir sağlık problemi var mı. (Gizli şeker, kalp hastalığı, hormonal bozukluk gibi )

Bebek sahibi olmayı engelliyecek bir sebep var mı ? Erkeklerde evlenmeden önce sperm sayımı yaptırılması, kadında yumurtalıkların ve hormonal düzenin kontrol edilmesi.

Gebelik esnasında sorun yaratabilecek kan uyuşmazlığı, kadında toksoplasma (çiğ etten geçip kırsal alanlarda yaygın bir enfeksiyondur) gibi gebeliğin ileri ki aylarında bebeğin ölümüne sebep verebilecek bir enfeksiyonun var olup olmadığının araştırılması gerekir.

Kan uyuşmazlığı kan grubu ile değil kanınızda ki Rh faktörü ile ilgilidir.

Yalnızca kadının Rh negatif, erkeğin ise Rh pozitif olduğu durumlarda oluşabilir.

Kadın Rh pozitif, erkek Rh negatif uyuşmazlık yok

Kadın Rh negatif, erkek Rh negatif uyuşmazlık yok

Kadın Rh pozitif, erkek Rh pozitif uyuşmazlık yok

Kan uyuşmazlığının varlığının bilinmesi gebelik öncesinde veya gebeliğin başlangıcında gerekli tedbirlerin alınarak ortaya çıkabilecek rahatsız edici durumları engeller.

Çiftlerin ailelerinde ve ya kendilerinde kalıtsal ( doğumla geçen ) bir hastalık ve ya anormallik var mı varsa bunların derecelerinin araştırılması, değerlendirilmesi eğer riziko payı varsa oluşacak gebeliklerin titizlikle takip edilmesi gerekir.

Özellikle akraba evliliklerinde genetik danışmanın alınması ( bunu hekiminizin tavsiye ettiği bir yerde ve ya hastanelerin genetik bölümlerinde yaptırabilirsiniz )

Akraba evliliklerinde sakat çocuk olmasının nedeni basit olarak şöyle izah edilebilir ;

Her insanın yapısında var olan ama bulunduğu şekli ile kişide ciddi rahatsızlıklar yaratmayan birtakım anormallikler vardır (teknik olarak herkesin genetik şifresinde ki bazı yerlerde zararsız bozukluklar vardır) aynı sülaleden gelen kişilerde bu bozuklukların aynı yerlerde olma olasılığı fazladır. Doğacak bebeğin yapısını oluşturacak formülün yarısını anneden yarısını da babadan alacağı için aynı kökenden gelen kişilerin her ikisinin de vereceği formülde aynı yerde bozukluk olma olasılığı yüksektir. Ve böyle bir bozukluk olursa verilen şifrede aynı yerde bozukluk olacağı için ciddi sakatlıklar görülecektir.

Teknik olarak her iki taraftan gelecek genetik şifre bozukluklarının aynı yerde ise çocukta o basamaktaki gen tamamen bozuk olacaktır.

Evlilik öncesi cinsel eğitim ve danışma almak oluşabilecek korku ve yanlışlıkları ve bunların getirebileceği cinsel isteksizlikleri ve problemleri ortadan kaldıracaktır.

Unutmayınız ki yaşanan her şey iz bırakır.

Evli çiftlere bir önerimizde birbirlerini iyice tanıyana kadar çocuk sahibi olmamaları. Bunun içinde bir hekime danışarak en uygun doğum kontrol yöntemini cinsel hayatlarına başlamadan önce uygulamalarıdır. Gebe kalma korkusu altında kadın rahat bir cinsellik yaşayamaz.

Sonuç olarak yukarıda saydığımız olumsuzlukların var olması birbirini seven iki insanın bir araya gelmesi için engel teşkil etmeyebilir. Bunların önceden bilinmesi eğer mümkünse gerekli tedavilerin yapılması ve tedbirlerin alınması faydalıdır.

Bilinmeden evlilik sırasında ortaya çıkması ve ya getirebileceği tamiri mümkün olmayan

sonuçlar büyük hayal kırıklıkları, olumsuzluklara hatta ilişkinin bitmesine neden olur.

Bu gibi rahatsız edici olaylarla karşılaşmamak için önerilerimize uymanızı ve hekim kontrolünde sağlıklı bir cinselliğe adım atmanızı öneririz.

Sağlıklı insan = mutluinsan

Dr. Cenk Kiper


Cinsellik ve Kalori

Written by admin on Şub 27th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

Cinsellik ve Kalori Yaptığımız her hareket, düşünme bile bir enerji harcayarak gerçekleşir.

Normal hareketli bir erkeğin günde 2000-2500 kaloriye,

Normal hareketli bir kadının ise günde 1500-2000 kaloriye ihtiyacı vardır kabaca.

Hafif bir yürüyüşte dakikada 3 Kcal,
fazla tempolu olmayan normal bir koşuda 5 Kcal kadar enerji harcarız,
Daha aktif sporlarda ise dakika da 9-10 Kcal kadar enerji harcanır.

Cinsel aktiviteler sırasında harcanan kalori miktarı yaşanan olaydan olaya ve kişiden kişiye göre değişmekle beraber yapılan araştırmalarda ortalama olarak dakikada 6.4 Kcal enerji harcandığı tespit edilmiş.
Cinsel aktivite sırasında vücuttaki bütün kaslar çalışmaktadır ve beynimizde ciddi miktarlarda glikoz tüketmektedir (beyin glikoz-bir şeker türüdür-kullanarak enerjisini sağlar)
45 dakikalık bir cinsel aktivitede ortalama 250 kalori harcanır.
Bu miktar eğer günlük alınması gereken ortalama 2000 Kcal ile karşılaştırıldığında önemi daha iyi anlaşılır. En ağır sporlar kadar enerji harcanmasına neden olan cinsellik, düzenli yaşandığında anlamlı bir kalori harcama yolu olarak kendisini gösterir.

Sağlıklı bir cinsel yaşam için iyi beslenme önemlidir.

İyi beslenmedeki amaç dengeli beslenme ve düşük yağ alınımıdır.
Kolestrol denilen yağ damar duvarlarında birikerek (tabii ki fazlası) damarlardan organlara giden kan miktarını yaş ilerledikçe düşürür,dengeli ve az yağlı beslenme ile vücuttaki tüm damarlar ile birlikte, cinsel organlara giden damarlarda en yüksek kan akımını sağlayacaktır.
Düzenli bir cinsel yaşamı olan ve de dengeli beslenen kişiler sağlıklıdır .

sağlıklı insan = mutluinsan