Eylül 30, 2008
Posted by: admin : Category:
Psikolojik Sağlık
Mutluluğun büyük ölçüde genlere bağlı olduğu belirlendi. İş, aile ve arkadaşların etkisi ise yalnızca yüzde 10. Bilim adamlarına göre mutluluk büyük ölçüde genlere bağlı. İş, aile ve arkadaşların etkisi ise yalnızca yüzde 10! Farklı üniversitelerde yapılan araştırmaların sonuçları şöyle:
Huzurevine gitmek mutluluk veriyor
California Üniversitesi nden psikolog Sonja Lyubomirsky ve ekibinin araştırmalarına göre iş, aile, sosyal hayat mutluluğu yüzde 10 genetik özellikler yüzde 50, davranışlar ise yüzde 40 etkiliyor.
İnsanı mutlu eden davranışlara örnek olarak huzurevine gitmek ya da birine yardım etmek gösteriliyor.
ABD deki Illinois Üniversitesi nin bir araştırması paranın da mutluluk getirmediğini söylüyor.
Temel ihtiyaçlarını karşılayabilen insanlar daha fazla para sahibi olduğunda daha mutlu olmuyor.
Uzun süreli ilişki şart
Yine Illinois Üniversitesi ne göre uzun süreli ve sevgi dolu bir ilişki mutluluğu artırıyor. Bu o kadar önemli ki eşini kaybedenler eski mutlulu yakalayamıyor.
Read more…
Eylül 30, 2008
Posted by: admin : Category:
Gebelik
Yenidoğanda cilt ve gözaklarının sklera sarı bir renk almasıdır. Kan bilirubin düzeylerinin yükselmesi ile oluşur. Yaşlanmış ve bozulmuş kırmızı kan hücreleri tarafından üretilen sarı pigmente bilirubin denir.
Biluribin normalde karaciğer tarafından barsak sistemine verilerek atılır. Ancak karaciğer bilirubini yeterli oranda barsağa veremezse kanda birikir ve sarılık oluşur.
YENİDOĞAN SARILIĞININ SEBEPLERİ
1- Fizyolojik normal sarılık:
Fizyolojik sarılık vaktinde doğan bebeklerin yaklaşık 50 sinde, erken doğan bebeklerde ise daha yüksek oranlarda görülür.
İlk 24 saatten sonra, genellikle doğumdan sonraki2.veya 3. günde ortaya çıkar. Karaciğerin henüz olgunlaşmaması ve yeterince bilirubin atamamasına bağlı olarak sarılık oluşur. Genellikle ilk bir-iki hafta içinde kendiliğinden kaybolur ve bilirubin düzeyleri zararsızdır.
2- Yetersiz anne sütü alımına bağlı sarılık:
Yetersiz anne sütü alımına bağlı olarak yenidoğanların yaklaşık 5-10 unda gelişir. Belirtileri fizyolojik sarılığınkine benzer ancak biraz daha şiddetlidir.
Read more…
Eylül 30, 2008
Posted by: admin : Category:
Psikolojik Sağlık
Özellikle işe ve okula erken saatte gidenler, yataklarından daha zor kalkmaya, kendilerini kalkmaya isteksiz ve halsiz hissetmeye başladı. Sizin için hazırladığımız çok pratik ve basit öneriler ile bu sorunun önüne geçebilir, sabahları daha zinde ve sağlıklı uyanabilirsiniz. 1. Güneş İçeriye Girsin: Yatmadan önce perdeleri veya panjurları yarım açık duruma getirin. Böylece sabahın erken saatlerinden itibaren güneş ışınları odanızı dolduracak, ve bu doğal ışınlar beyninize sinyal göndererek melatonin ve adrenalin hormonlarının salgısını tetikleyecektir. Bu sayede alarmınız çalmaya başladığında, fiziksel olarak zaten kalkmaya hazır ve yarı dinç bir halde olacaksınız. Tabii ki erken yatarsanız bu süreci çok daha sağlıklı bir hale sokabilirsiniz.2. Alarmı 15 Dakika Erkene Kurun: Saatinizin alarmını, kalkmanız gereken süreden 15 dakika daha erkene kurmanın yararları gerçekten büyüktür. Bu sayede hızla yataktan kalkıp, evden çıkmanız için ayırmış olduğunuz minimum süreyi bir telaş içerisinde geçirmek zorunda kalmazsınız. Yataktan daha rahat, ve sakin hareketlerle kalkar, güne daha huzurlu bir başlangıç yapabilirsiniz. Yatakta uyanık halde geçireceğiniz birkaç fazladan dakika sayesinde, hem fiziksel hem de ruhsal olarak kendinizi yeni başlayan güne daha iyi adapte edeceksiniz.3. Güneşe Ulaşın: Genelde filmlerde gördüğümüz bir sahne vardır. Pencere önünde yukarıya doğru gerinerek güneşe ulaşmaya çalışmak…Her ne kadar meşhur bir film klasiği de olsa, bu hareketin yararı çok büyüktür. Sadece 15 saniyenizi harcayarak açık pencere önünde kollarınızı yukarıya kaldırarak gerinin. Ayak parmaklarınızı ve dirseklerinizi açıp kapayarak vücudunuzdaki kan dolaşımını hızlandırın. Hem temiz ve taze havayı solumuş olacak, hem de güne fiziksel olarak çok iyi bir başlangıç yapmış olacaksınız.4. Günlük Vitamin Alın: Günlük olarak alacağınız vitaminler gerçekten yararlıdır. Vitamin tabletlerinizi, mutfakta duran kahvenin yanına koyarsanız, unutma şansınızı çok aza indirmiş olursunuz. Read more…
Eylül 30, 2008
Posted by: admin : Category:
Psikolojik Sağlık
Sanayileşmeyle karşı karşıya olan dünyamızda kadınlar hala erkeklerden 5-10 yıl fazla yaşıyor.Verilere göre 100 yaşını geçen kadınların yüzde 85′i kadın.. Boston Üniversitesi Yüz Yılı Aşkın Yeni İngiltere çalışmasını yapan Tom Perls Time’a kadınların erkeklerden neden uzun yaşadığı sorusunun yanıtını verdi.
Kadınlarda erkeklere göre daha az kardiyovasküler hastalıklar görülmesinin, daha uzun yaşama nedenlerinden en önemlisi olduğunu belirten Perls, kadınların uzun yaşamasının sırlarını şöyle sıraladı;
- Kadınlarda kalp damar problemleri 70 ila 80′li yaşlar arasında görülürken, erkeklerde 50 ila 60′lı yaşlarda rastlanıyor. Doktorlar bunun nedeninin uzun zaman östrojen olduğunu düşündü ancak yeni çalışmalar bununla ilgili olmadığını gösterdi.
- Kalp rahatsızlıklarının kadınlarda az olmasının nedeninin kandaki demir oranının farklı olmasından kaynaklanabileceği de gündeme geldi. Bu nedenle erkeklerin kadınlara göre daha az kırmızı et tüketmeleri öneriliyor. Çok fazla kırmızı et yiyenlerin yemeyenlere oranla kalp krizi riskinin daha yüksek olduğu da veriler arasında yer alıyor.
- Kadınların uzun yaşama nedenlerinden biri kadınların 2 X kromozomu olması olabilir. Erkeklerin sadece bir X ve 1 Y kromozomu vardır. Kadınlar yaşlanma ve hastalıklardan, gendeki ikinci X kromozomunun hücreleri destekleyici etkisi sebebiyle korunabilirler. Erkekler bu lükse sahip değiller ve böyle bir seçim yapamazlar.
Read more…
Etiketler: uzun yaşam
Eylül 30, 2008
Posted by: admin : Category:
Psikolojik Sağlık
New York’un Weill Cornell Medical Center doktorlarından Sam Parnia, ölümle ilgili çalışmalar yapan dünyanın bir numaralı bilim adamlarından biri. Parnia ve meslektaşları geçen hafta İnsan Bilinci Projesi’yle ilgili alınan ilk sonuçları paylaştı, bedenin dışına çıkmayla ilgili üç yıllık bir araştırmanın deneyimlerini anlattı. AWARE (AWAreness during REsuscitation - Canlandırma Sırasında Farkındalık) olarak bilinen çalışma, Avrupa, Amerika ve Kanada’daki 25 büyük tıp merkezinde 1500′e yakın kalp hastası üzerinde araştırılacak. Time Dergisi, Parnia ile projenin başlangıcı, şüpheler, akıl ve beyin arasındaki farklılıklar üzerine söyleşti. Ölüme yaklaşan insanların deneyimlerini anlamak için ne tür bir yöntem kullanacaksınız?Kalp durduğunda beyine kan gitmez. Bu yaklaşık 10 saniye içinde olur, beyin fonksiyonları durur. Bu süreçte insanların sadece yüzde 10 ya da 20’si birkaç dakika içinde ya da 1 saat sonrasında yaşama geri döndürülür. Yani önemli olan şu, tüm bunlar gerçek mi ya da hepsi bir yanılsama mı? Ölen kişiler kendilerini tavandan izlediklerini belirtiyor, çünkü sadece tavandan olan biteni görebilirsiniz. Eğer böyleyse klinik olarak olan 200 ya da 300 insanı geri getirebilir ve ne yaptığını, bu resimde ne gördüğünü anlattırabiliriz. Betin fonksiyonları çalışmasa bile bazı şeylerin devam ettiğine dair tartışmalar var.Bu projeyi halka nasıl açıklıyorsunuz?İnsanlar için ölmek nefes almamaktır. Bu herkesin bildiği sosyal algıdır. Ancak klinik tanımda kalp çarpmadığında, akciğerler çalışmayı durdurur ve sonuç olarak beyin çalışmayı bırakır. Doktorlar birinin göz bebeğinde ışık gördüklerinde, hareket olmayacağını bilirler. Göz refleksleri beyin sapı tarafından kontrol edilir ve burası yaşamamızı sağlar. Eğer beyin sapı çalışmazsa beyin kendini çalıştıramaz. Bu noktada bir hemşire çağırılır ve hastanın hayatını kaybettiği söylenir. 50 yıl önce insanlar bundan sonrasını keşfedememişti. Read more…
Eylül 30, 2008
Posted by: admin : Category:
Cilt Sağlığı
Cilt elastikiyetiCilt yaşlandıkça, kolajen ve elastin maddeleri azalır ve elastikiyetini kaybeder. Elinizin üzerindeki deriyi çimdikler gibi tutarak çekin ve bir dakika bu şekilde tutun. Deriyi bıraktığınızda tekrar normal, düz hale gelmesi ne kadar zaman alıyor?1 - 2 saniye: 30′lu yaşlar3 - 4 saniye: 40′lı yaşlar5 - 10 saniye: 50′li yaşlar11 - 30 saniye: 60′lı yaşlar31 - 45 saniye: 70′li yaşlar45 saniyenin üzerinde: 80′li yaşlardasınızTepki testiTepki verme hızı yaşlandıkça azalır. Bunu ölçmek için, yazı yazarken kullandığınız elinizi açın ve bir arkadaşınızdan elinizin üzerinde 45 cm’lik bir cetvel tutmasını isteyin. Cetveli bıraktığında yakalayın. Tuttuğunuz yer, ne kadar hızlı tepki verebildiğinizi gösterir.14 cm’ye kadarsa: 20′li yaşlar15 - 24 cm: 30′lu yaşlar25 - 29 cm: 40′lı yaşlar30 - 35 cm: 50′li yaşlar40 cm ve üzeri: 60′lı yaşlardasınız. Read more…
Etiketler: beden yaşı, elastik
Eylül 30, 2008
Posted by: admin : Category:
Hastalıklar
Retrolental fibroplazi nedir ?
Bu hastalık çok küçük ve zamanından önce doğan ve daha çok sezaryen ameliyatı ile dünyaya getirilen çocuklarda rastlanan bir nevi körlüktür.
Bu hastalık neden ileri gelmektedir ?
Son zamanlara kadar bu bilinmemekteydi. Ancak şimdi retrolental fibroplazinin oksijen zehirlenmesinden ileri geldiği kesin olarak anlaşılmıştır.
Oksijen faydalı, hayat kurtarıcı bir gazdır. Oksijen zehirlenmesi nasıl meydana gelebilir ?
Çok küçük ve gelişmemiş çocuklara verilecek gereğinden fazla oksijen, gözlerin normal gelişmesini engeller ve bazı vakalarda körlüğe neden olabilir.
Günümüzde erken doğan çocuklarda ne oranda oksijen kullanılmaktadır ?
Erken doğan çocukların konduğu aygıtta «incubator» teneffüs ettikleri havanın en çok yüzde kırkı.
Erken doğan bütün çocukların oksijene ihtiyaçları var mıdır ?
Hayır. Yalnız zor nefes alabilenlerde bu ihtiyaç görülmektedir.
Retrolental fibroplazi vakaları tedavi edilebilir mi ?
Çok erken farkına varılan vakalar bazen tedavi edilebilmektedir. Daha sonra fark edilenleri tedavi etmek imkânı yoktur.
Hiyalin zar hastalığı nedir ?
Erken ve sezaryen ameliyatı ile doğan bebeklerde ve normal solunum mekanizmasını engelleyen bir hastalıktır. Aynı zamanda solunumda zorluk sendromu olarak da adlandırılmaktadır.
Hastalık ne zaman gelişir ?
Genellikle doğumdan sonraki yirmi dört saat içerisinde.
Çocuklar bu hastalıkla doğabilirler mi ?
Doğuşta hastalığın farkına varmak zordur. Bebekler genellikle doğumda ve doğumdan birkaç saat sonraya kadar normaldir. Ondan sonra nefes almakta güçlük çekmeye başlarlar.
Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Çocuğun nefes alması zorlaşır, zamanla daha kötüleşir ve bir ile üç gün arası bir süre içerisinde çocuk nefesi kesildiğinden boğulup ölür. Read more…
Eylül 29, 2008
Posted by: admin : Category:
Psikolojik Sağlık
Uzmanlar bazı insanların çok güçlü empati duyguları nedeniyle diğer insanların acısını gerçekten hissedebildiğini söylüyor. İnsanlar Acını paylaşıyorum dediğinde bunu genellikle lafın gelişi söyler, ancak İngiliz uzmanlar bazı insanların çok güçlü empati duyguları nedeniyle diğer insanların acısını gerçekten hissedebildiğini söylüyor.
Dokunmak önemli
Londra College Üniversitesi den uzmanlar, karşısındakine dokunulduğunu görmenin, beynin aynı bölümünü harekete geçirerek kendi bedenine dokunulmuş gibi hissedilmesine yol açtığını söylüyor.
Bu bağlantı, nasıl empati kurduğumuza da açıklık getiriyor.
Radikal
Eylül 29, 2008
Posted by: admin : Category:
Hastalıklar
Fizikî alerji nedir ?
Sıcak, soğuk, ışın veya mekanik iritasyonla meydana gelen anormal bir haldir.
Fizikî alerjinin belirtileri nelerdir ?
Fizikî alerjinin iki tür tepkisi vardır: Temas tepkileri ve refleks tep. kileri. Temas tepkisi fizikî etken ile temasta ve yerde ileri gelir. Meselâ soğukla temas eden vücut kısımlarında meydana gelen kurdeşenler. Refleks tipi tepkiler vücudun temasla uzak kalan dokularında gelişebilir: Meselâ sıcak veya soğuktan ileri gelebilecek astımatik bir kriz veya ürtiker. Tahriş edici bir maddeden dolayı ileri gelebilecek refleks tipi bir fizikî alerji o kadar şiddetli olabilir ki bu bayılma veya şuur kaybetme halleri meydana getirebilmekte ve bazı hallerde denizde boğulmalara neden olmaktadır.
Fizikî allerj ilerin tedavileri hangileridir ? Read more…
Eylül 29, 2008
Posted by: admin : Category:
Çocuk Sağlığı
Yeni doğmuş bebeklerde salgın ishal nedir ?
Bu hastalığa hastanelerde bebekler için ayrılmış bölümlerde rastlanır. İshal adı da gösterdiği gibi, hastalığın en önemli tarafıdır. Koli basili denilen bir mikroptan ileri gelmektedir.Bağırsak sisteminde koli basili genellikle bulunur mu ?
Evet. Bunların birçok türleri bağırsak sisteminde normal olarak bulunur; ancak mikropların bağırsaklarda mutaden bulunmayan türleri bu hastalığa neden olurlar.
Yeni doğmuş bebeklerde salgın ishal, başka mikroplardan da ileri gelebilir mi ?
Evet, çok kez bir virüs veya bir stafilokok bu hastalığın meydana gelmesine neden olabilir.
Bu ciddî bir hastalık sayılır mı ?
Evet.
Ölüme sebebiyet verebilir mi ?
Evet. Ancak geçmiş yıllara oranla günümüzde çok daha ileri tedavi metotları vardır.
Evde yapılan doğumlarda bu hastalığa rastlanır mı ?
Hayır.
Bu hastalık başka ishal türlerinden farklı mıdır ?
Evet, özellikle yalnız yeni doğmuş olan bebeklerde’ görülmesinden dolayı.
Bu tür ishal bulaşıcı mıdır ?
Evet. Read more…