Kadınların arzuları erkeklerden farklıdır

Posted by: admin  :  Category: Cinsel Sağlık

Erkekler ve kadınlar arasında kurulan cinsel fantezilerin arasındaki farklılıklar

Erkeklerin kadınlardan çok daha fazla fantezi kurduğu ve bu fantezilerin genelde mastürbasyon esnasında kurulduğu bir gerçektir. Erkekler cinsellik konusunda daha fiziksel yönlere önem verdiklerinden onların kafalarında imaj yaratmaları, vücut hatlarını netleştirmeleri, hayal ettikleri kişi tarafından baştan çıkarılmayı fantezi haline getirmeleri olağandır. Erkekler için fantezi kurmak genelde cinsel organlarıyla ilgili olup, açık ve net imaj görebilmeleriyle ilgilidir.

Read more…

Sıcaklarla Başetme Yolları

Posted by: admin  :  Category: Tedaviler

Yüksek tansiyon özellikle orta yaşlardan itibaren sağlığı tehdit eden önemli bir problemdir.  Sessizce geliştiği, çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için “Sessiz Katil” olarak da bilinen bu problem geçtiğimiz dönemde tekrar gündeme geldi.

Gerçekten de yüksek tansiyon sorununda kanın damar duvarına yaptığı basınç yükseldiğinden damar duvarlarınız bundan zarar görür.  Bu durumdan en çok kalp, beyin, göz ve böbrek damarlarınız etkilenir.  Yani kalp damar hastalığı, kalp yetmezliği, inme-felç, göz içi kanamaları, böbrek yetmezliği gibi sorunlara daha yatkın hale gelirsiniz.  Maalesef çoğu kişi baş ağrısı, çarpıntı, halsizlik, gerginlik hissi gibi belirtileri yüksek tansiyon sorununa bağlamadığından, bu sorun uzun zaman kalabilir.  Bu durumda önemsemediğiniz belirtiler sinsice damarlarınıza ve organlarınıza zarar verebilir. Read more…

Uyku Veren Yiyecekler

Posted by: admin  :  Category: Sağlıklı Yemekler

Bir bardak ılık sütün bir efsane olmadığı, gerçekten de uykuya yardımcı olduğunun anlaşılmasıyla,  son dönemde uykuya yardımcı olan yiyecekler merak konusu oldu.  Süt gerçekten uykuya yardımcı oluyor mu?

Başka hangi yiyecekler mışıl mışıl uyumanıza sağlıyor?  Tüm bu soruların cevabını kısaca vermeye çalışalım.

Öncelikle uyku gıdalarının en ünlüsü yani ılık süte değinelim.  Sütün uykuya destek olmasının esas nedeni içindeki “triptofan” isimli bir madde.  Vücudunuz bu maddeyi mutluluk hormonu “serotonin” ve uyku hormonu “melatonin” yapımında kullandığından ılık süt üzerine de biraz bal eklediğinizde uykuya yardımcı oluyor.  Triptofan sadece sütte de bulunmuyor.  Tahıllar, muz, peynir, hindi eti ve fıstık da bu maddeyi bol bol içeriyor.  Akşam yemeğinden birkaç saat sonra bu yiyecekleri içeren ufak bir ara öğün atıştırmanız uykunuza fayda sağlayacaktır.  Bu ara öğünlerin bol karbonhidrat, az biraz da protein içermesi ve hafif olması gerektiğini belirtelim.  Az yağlı veya yağsız sütle hazırlanmış küçük bir kase tahıllı kahvaltı gevreği, ince bir dilim peynir veya hindi etiyle birkaç parça kraker yemek sizi uyku öncesinde rahatlatabilir.  Ancak kilo sorunu yaşıyorsanız bu kalorileri de hesaba katmalısınız.

Yatmadan önce ağır, baharatlı, mayalı yiyeceklerden ve gazlı, alkollü, kafeinli içeceklerden kaçınmanız da yararlıdır.  Yatmadan önce yenen aşırı proteinli yiyeceklerin uyarıcı etki yaparak uykunuzu kaçırabileceği de aklınızda olsun.  Bu nedenle  et ve et ürünlerinden zengin yiyecekleri öğle yemeğine bırakmalısınız.  Kaliteli bir uykuyu garanti etmek istiyorsanız hazırlıklarınıza sabah saatlerinden itibaren başlanmanız daha yararlıdır.  Güne iyi bir kahvaltı ederek başlamanız, öğle yemeklerini daha hafif yemeniz, akşam yemeklerini yatma saatinizden en az 3-4 saat önceye kaydırmanız size fayda sağlayacaktır. İyi bir beslenme düzenin yanında sağlıklı bir kilo aralığında bulunmanız da uyku apnesi gibi sorunları önleyerek rahat uyumanızı sağlayacaktır.   Bir de uykuya yardımcı olan besin destekleri var.  Bunlar arasında melatonin, 5-hidroksi-triptofan (5-HT), valerian destekleri, melisa ve papatya çayları en bilinenleri.  Ancak yine de herhangi bir besin desteği almadan önce doktorunuza danışmalısınız.

Uyku sorunlarınızı bu yiyeceklerle çözemiyorsanız yatak odanızın ısısını, ışığını tekrar gözden geçirmeniz de faydalıdır. Ayrıca yatmadan önce ılık duş yaparak, kitap okuyarak, müzik dinleyerek,  sevdiğiniz bir kişi veya olayı düşünerek de rahatlayabilirsiniz. Her gün aynı saatte uyumaya ve uyanmaya özen göstermeniz, yatma saatinden hemen önce ağır egzersizler yapmaktan kaçınmanız da şart.  Bütün bu önerilere rağmen hâlâ kaliteli bir uyku uyuyamıyorsanız, o zaman mutlaka uzman bir hekime başvurmanız gerektiğini unutmamalısınız. Uyku sorunlarınız başka bir sağlık probleminin belirtisi olabilir.

Burun Estetiği Ameliyatı

Posted by: admin  :  Category: Cilt Sağlığı

Burun estetiği zor bir ameliyat. Burun zor bir organ, hem en ortada gözüküyor hem de nefes almak gibi hiç durmayan bir görevi var.  Yani hem estetik olarak hem de işlevsel olarak çok ortada, çok önemli.  Bu ameliyatı zor yapan şeyler de bunlar.  Ayrıca burun kendi yapısı itibariylede karmakarışık.  Ortası boş, üstelik sağı solu ayrı ayrı tünellerden oluşuyor, hem kemikler, hem kıkırdaklar iç içe geçmiş, üzeri cilt içi mukoza denilen apayrı yapıda bir “deri” ile kaplı.

Plastik cerrahi eğitimi alırken genellikle en son ve en zor anlaşılan ameliyat bu oluyor.  Tecrübe bu ameliyatta gerçekten çok önemli, ama daha önemli olan doğru yaklaşım. Ameliyatı anlamak, çok okumak, çok görmüş olmak, hatta kongreleri çok yakın takip etmek te ayrı ayrı önemli.  Asla ben bu işi öğrendim artık böyle yaparım olur diyemeyeceğiniz bir ameliyat. Her sene yenilikler geliyor, yeni yaklaşımlar yayınlanıyor.

Kızlık Zarı Diktirme hakkında bilgi

Posted by: admin  :  Category: Cinsel Sağlık

Kızlık zarı tamir edilebilir ve bu işleme himenoplasti hymenoplasty ya da hymenorraphy adı verilir. Bunun için ne zaman ya da kaç defa ilişki olduğu önemli değildir…

Doğum yapmış kadınlarda bile kızlık zarı tamir edilebilir. Kızlık zarının tamir edildiği ancak jinekolog ya da adli tabip tarafından anlaşılabilir. Ancak kızlık zarı tamirinde kanama olması 100 garanti edilemez. Gerçekte bozulmuş olan zarın tamamen tamir edilmesi ve eski haline getirilmesi olanaksızdır.Son derece ince yapıda olan bu doku genelde dikiş tutmaz. Ortamda bulunan fazla sayıdaki mikroorganizma nedeni ile yara yeri kolayca enfekte olabilir. Buna karşılık vajina duvarından alınan parçalar ile yeni bir hymen yapılabilir. Bu durumun hukuksal ve ahlaki boyutu tartışmalı olmakla beraber bizim toplumumuz gibi bekaret nedeni ile cinayetlerin bile yaygın olarak görüldüğü toplumlarda zaman zaman hayat kurtarıcı olabilmektedir.

Read more…

Islak Mayo Enjeksiyonu

Posted by: admin  :  Category: Tedaviler

İdrar yolu enfeksiyonları özellikle ileri yaşlarda önemli bir sağlık sorunu haline geliyor.

Menopoz dönemindeki kadınlarda ve prostat sorunlarının sıklaştığı 40-50’li yaşlardan itibaren idrar yolu enfeksiyonlarına daha sık yakalandığı biliniyor.  Ancak yaz mevsiminin gelmesiyle soluğu tatil yerlerinde alan çocuk ve gençlerde de bu sorun sıklaşıyor.  Burada bilmeniz gereken en önemli nokta idrar yolu enfeksiyonlarının hafif ve kolay tedavi edilebilen hastalıklar olduğu ancak ihmal edildiğinde böbreklere kadar uzanan ve kalıcı hasarlar bırakan yan etkileri olduğudur.

İdrar yolu enfeksiyonları çeşitli belirtilerle ortaya çıkabilir.  Bazı durumlarda aniden gelen idrar hissi kişiyi gece yataktan kaldıracak kadar kuvvetli olabilir.  Apar topar tuvalete gidildiğinde sadece birkaç damla idrar yapmak, bu esnada da şiddetli yanma hissetmek hiç de hoş olmayan bir durumdur.  Bunun yanı sıra kötü kokulu, kanlı veya bulanık idrar, kasık veya böğür ağrısı da idrar yolu enfeksiyonlarının belirtileri arasındadır.  Ancak ileri yaştakilerde idrar yolu enfeksiyonlarının hiçbir belirti vermeyebileceğini de bilmelisiniz.  Eğer siz de idrar yolu enfeksiyonu geçirdiğinizden kuşkulanıyorsanız vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurmalısınız.  Doktorunuz idrar analizi ve kültürü ile şikayetlerinizi inceleyecek, size uygun bir tedavi önerecektir. Read more…

FENİLKETONÜRİ

Posted by: admin  :  Category: Hastalıklar

Fenilketonüri anne ve babanın genleriyle çocuğa geçen  kalıtsal bir hastalıktır Hem anne hem de babada bozuk gen varsa, her bir çocuğun hasta olma olasılığı %25’dir.. Ebeveynlerinin birinden bozuk gen alan çocuk sadece hastalığın taşıyıcısı olur. Çocuğun hasta olabilmesi için hem anne hem de babadan bozuk gen alması gerekir.

Yapılan çalışmalar yeni doğan bebeklerde Fenilketonüri’nin Avrupa Ülkelerinde 10.000-30.000’de bir, ülkemizde ise 3000-4500’de  bir görüldüğünü ortaya koymuştur.

Bu hastalıkla doğan çocuklar protein metabolizmasında yer alan bir enzimin eksikliği nedeni ile proteinli gıdalarla (Et,Süt,Yumurta,vs.) beslendiklerinde, kan ve vücut sıvılarında fenilalanin denen bir maddenin seviyesi yükselir. Bu madde beyin hücrelerini harap ederek çocuğun ileri derecede zeka özürlü olmasına neden olur. İlk aylarda sağlıklı bebeklerden ayırt edilemeyen bu bebekler 2.aydan itibaren gecikmeli gelişim göstermeye başlarlar. 5 ve 6. aylardan sonra oturma, yürüme, konuşma gibi becerileri kazanamazlar. Beyin gelişmeleri normal olmadığından başları küçük kalır ve sık sık havale geçirebilirler.

Fenilketonüri erken tanı konduğunda tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erken tanı ve tedavi ile zeka geriliği tamamen önlenir. Fenilketonüri tanısı konan bebekler özel diyet programına alınır. Özel diyet tedavisinde amaç fenilalanin seviyesinin kan ve vücut sıvılarında normal sınırlarda kalmasını sağlamaktır.

Read more…

Hepatit B

Posted by: admin  :  Category: Hastalıklar

Viral hepatitler, gelismis ve gelismekte olan ülkelerde önemli bir toplum sagligi sorunudur. Son yillarda yapilan bilimsel çalismalarla sarilik (hepatit) yaptigi bilinen bes virus tanimlanmistir. Bunlar Hepatit A, B, C, D ve E viruslaridir. Halihazirda yalnizca A ve B hepatiti için asilar mevcuttur. Baska bir çok virusun daha sariliga yol açabilecegi hatirda tutulmalidir (Hepatit F,G, EBV, CMV, vb).

Hepatit A ve E hafif seyirlidir, genel olarak kroniklesmedigi bilinir. B, C ve D ise müzminlesebilir, hayati tehdit edebilir. Hepatit A virus çocukluk çagindaki hepatitlerin (sarilik) baslica nedenidir. Hepatit B infeksiyonu çocuk olgularin üçte birini olustururken, Hepatit C hemen hemen %20 oraninda saptanir. Hepatit D çok nadir olarak ve Hepatit B hepatitiyle birlikte görülür. Read more…

Kızamık

Posted by: admin  :  Category: Hastalıklar

Kizamik, yalnizca insanlarda görülen, salginlar yapan önemli bir hastaliktir. Dünyada her yil 1,5 milyon çocugun kizamiktan öldügü tahmin edilmektedir. Hastalik, solunum yoluyla yayilir, son derece bulasicidir. Hasta çocuklar kizamik virusunu, döküntülerin ortaya çikmasindan 4 gün öncesiyle 5 gün sonrasi arasinda çevrelerine yayarlar. Kuluçka devresi 10 -12 gün kadardir. Read more…

Akdeniz Anemisi

Posted by: admin  :  Category: Hastalıklar

Talasemi (Akdeniz Anemisi) dünyanın bir çok ülkesinde görülen anne ve babadan çocuklara geçen kalıtsal bir kan hastalığıdır. Bu hastalık Akdeniz ülkelerinde yaygın olduğu için, Akdeniz anemisi olarak da bilinir. Ağır hastalık tipi olan Talasemi Majörden, hiçbir belirtisi olmayan taşıyıcı bireylere kadar geniş bir yelpazeye sahiptir.

1- Talasemi Major (Hasta Tip):  Akdeniz anemisi olarak da bilinir. 3-4 aylıkken başlayan, sürekli kan nakli gerektiren çok ciddi bir kan hastalığıdır. Bu çocuklar kendileri için gerekli hemoglobini yeterli miktarda yapamazlar. Halsizlik, solgunluk iştahsızlık, huzursuzluk, karaciğer-dalak büyümesi sonucu karın şişliği, sık sık ateşlenme iskelet sisteminde değişiklik, yüz ve kafa kemiklerinden başlayarak kemiklerde değişiklik ve tipik bir yüz görünümü ortaya çıkar.Bu hastalar hayatları boyunca düzenli tedavi görmek zorundadırlar. Uygulanan tedaviler zor ve pahalıdır.

Read more…

bu site sistemden silinmistir lutfen kodu kaldiriniz | backlink.r10.net