Saglikliyiz.Net - Sağlık Sitesi

Genel Sağlık Bilgileri Hastalıklar Diyetler Tedaviler

Archive for Temmuz, 2008

Vokal Nodül

Written by admin on Tem 29th, 2008 | Filed under: Hastalıklar

Vokal nodüller, ses telinin mukozal lezyonlar içerisinde erişkin ve çocuklarda görülen en sık ses kısıklığı nedenidir. Genç kadınlarda ve erkek çocuklarda daha sık rastlanır. Sesini profesyönel olarak kullanan kişilerde (sanatçı, öğretmen, santral operatörü) diğer meslek gruplarına oranla daha sık görülür. Fonasyon (ses çıkarma işlemi) sırasında vokal kıvrımların 2/3 ön kısmını içeren membranöz kıvrım titreşime katılırken, aritenoidin vokal proçesinin oluşturduğu ve rijit oaln vokal kıvrımın 1/3 arka kısmı glottik açıklığın kapanmasını sağlar. Titreşim sırasında videostroboskopi ile vokal kıvrımın mukozal diinamiği incelendiğinde, her bir siklustakıvrımın mukozal yüzeylerini karşılıklı olarak birbirleriyle çarpıştığı gözlenir. Tireşim çok güçlü veya çok uzun sürdüğü zaman, vokal kıvrımın membranöz veya titreşen kısmının orta bölümünde ödem ile birlikte lokalize vasküler konjesyon gelişir. Vokal kıvrımı etileyen bu faktörlerin tipine ve şiddetine bağlı olarak subepitelyal alanda gelişen bu ödem, zamanında alınan önlem ve tedavilerle gerileyebilir. Ödemi olşuturan sebeplerin devamlılığı halinde ise mevcut ödem bölgesinde hiyalinizasyonve organizasyon meydana gelir. Bu kronik ödem bazen nodüle dönüşmeksizin vokal kıvrımın yaygın ödemi olarak devam edebilir veya vokal polip haline dönüşebilir. Erken veya yumuşak nodül deyimi esas olarak sıvı birikim safhasıdır ve tıbbi tedavi ve ses terapisinin çok etkili olduğu safhadır. Tedaviye düzenli bir şekilde devam etmeyen kişilerde ödemin organizasyonu sürecinde depozitler birikir ve genellikle aşırı fonasyonun kesilmesiyle bile düzelmeyecek matür veya fibrotik nodül meydana gelir. Fibrotik nodülün sınırları daha belirgindir ve şekli de yuvarlaktır. Renk olarak hemorajik görünüm kaybolmuş ve soluk renktedir.


Akut Viral Larenjit

Written by admin on Tem 29th, 2008 | Filed under: Hastalıklar

Genelikle burun, paranazal sinüsler ve farenksteki akut bir infeksiyona sekonder olarak ortaya çıkar. Damlacık yolu ile bulaşır ve en sık adeno virüs ile influenza virüs sebeptir. İklim değişiklikleri, vücut direncinin düşmesi, fiziksel veya psikolojik stres olayı başlatabilir. Temel şikayetler ses kısıklığı ve gırtlakta ağrı ve rahatsızlıktır. Bu şikayetlere çoğu zaman öksürük de eşlik etmektedir. Ses tamamen kaybolmaz, ancak kaba bir ses vardır. Muayenede ses tellerinin beyaz görünümünü kaybettiği ve şiştiği gözlenir. Tedavide ses istirahati, buhar inhalasyonu, soğuk, sigara ve alkolün yasaklanması gibi destekleyici bir tedavi uygulanır. Koyu ya da pürülan bir mukusun bulunuşu daha agresif bir tedaviyi gerektiren bakteriyel bir infeksiyonu gösterir. Bu durumda tedaviye antbiyotikle birlikte mukolitik ajanlar ilave edilmelidir. Bu tedavi ile akut larenjitler birkaç gün içerisinde düzelir.


Okul Fobisi

Written by admin on Tem 29th, 2008 | Filed under: Psikolojik Sağlık

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

(more…)


Yağ Yakmanın Yolları

Written by admin on Tem 28th, 2008 | Filed under: Diyetler

Bir an önce forma girmek istiyorsanız, vereceğimiz küçük tüyoları dikkatlice okuyun. Çünkü bu öneriler sayesinde yaptığınız aktivite ne olursa olsun daha hızlı yağ yakabilir, istediğiniz gibi formda bir vücuda sahip olabilirsiniz.

Canlanın. 
Günlük işlerinizi yaparken hareketli olun ve gideceğiniz yerlere mümkün olduğu kadar yürüyerek gidin. Örneğin kuru temizlemeciye giderken canlı ve hızlı bir tempoyla 30 dakika yürüdüğünüz zaman yaklaşık 120 kalori yakabilirsiniz. Bu, araba kullanmakla yakacağınız kalori miktarının tam iki katına eşittir.

Çok yağ yaktıran kaslarınızı çalıştırın.
Ne kadar çok kasınız çalışırsa, yaktığınız kalori miktarı o kadar çok demektir, sadece oturuyor olsanız bile. Eğer amacını yağlarınızdan kurtulmaksa, en çok yağ yakmanızı sağlayacak kaslarınızı çalıştırmanız gerekiyor ki; bunlar baldır, kalça ve göğüs kaslarınızdır.

Sık sık hareket edin.
Yapılan araştırmalar kendiliğinden gerçekleşen fiziksel aktivitelerin de kalori harcamanızı sağladığını gösteriyor. Örneğin ayak uçlarını yere vurmak ve elleri hareket ettirmek günde ekstradan 800 kalori yakmanızı sağlıyor.

Aktif olun.
Pasif misyoner pozisyonundan vazgeçin. Şehvetli bir sevişme dakikada 4,5 kalori yakmanızı sağlar.

Gücünüzü arttırın.
Aerobik çalışmanızda daha fazla kalori yakmak için ya yaptığınız egzersizin şiddetini ya da hızınızı arttırın. Örneğin koşu bandında çalışıyorsanız, yokuş çıkmak 50 kalori daha fazla yakmanızı sağlayacaktır.

(more…)


Çocuk Felci

Written by admin on Tem 28th, 2008 | Filed under: Hastalıklar

Çocuk felci, “poliovirus” adi verilen mikroorganizmanin neden oldugu önemli bir hastaliktir. Özellikle gelismekte olan ülkelerde ciddi bir toplum sagligi sorunudur. Basit bir gripal infeksiyon gibi ilk belirtilerini veren hastalik, bir hafta içinde ortaya çikan, bacaklardan baslayip yukari dogru ilerleyen felç tablosuyla dramatik bir hal alir. Kaslardaki güçsüzlük, solunum adalelerini de içine alirsa, destek saglanmadigi taktirde ölüme neden olabilir. Felç gelisen olgularda ölüm sikligi % 5 -10, sakat kalma oraniysa %40 kadardir. Hastaligin herhangi bir tedavisi olmadigi için asiyla korunma çok çok önemlidir.

Ilk çocuk felci salgini 1887 yilinda Stockholm’de tanimlanmistir. 1950′li yillara dek denenen çesitli asilama yöntemleri basarisizlikla sonuçlanmistir. 1954 yilinda Salk ölü çocuk felci asisini (IPV), 1957′de Sabin canli-zayiflatilmis-agizdan uygulanan çocuk felci asisini (TOPV) gelistirmistir. Bu gün hala bu iki arastiricinin asilari yaygin olarak kullanilmaktadir. (more…)


Karma Aşısı

Written by admin on Tem 28th, 2008 | Filed under: Gebelik

Difteri, bogmaca (pertusis) ve tetanoz asilarindan olusan bir karma asidir. Rutin asi takvimindeki sirasina uygun olarak yapilir. Bu bölümde her biri ayri ayri ele alinacaktir.

Difteri, bir kaç günlük kukuçka devresi sonrasinda belirti veren, ani seyirli, Korinebakteriyum adli mikrop tarafindan meydana getirilen bulasici bir hastaliktir. Milattan iki yüzyil kadar önceki kayitlarda difteriye ait bilgiler yer almaktadir. Tipik olarak bogazda solunum yollarini tikayabilecek boyutlarda gri beyaz renkli, plakalar halinde bir zar tabakasinin olusumu söz konusudur. Öksürük, nefes darligi ve ates eslik eden belirtilerdir. (more…)


Kronik Larenjit

Written by admin on Tem 28th, 2008 | Filed under: Hastalıklar

Asıl sebebi bulmak genellikle zordur. Sigara, pürülan sinüzit ve diğer solunum yolu infeksiyonları, endüstriyel gaz ve dumanlar, larengofarengeal reflü, sesin kötü kullanımı ve ağız solunumu irritasyon nedeni olabilir. Alkol de ses tellerinde ödem ve kanamanın daha kolay oluşmasına yol açar. Hastalar ses kısıklığı ve hafif öksürükten şikayetçidir. Bu şikayetler sinsi başlayabileceği gibi bazen de bir üst solunum yolu infeksiyonu sonucu sürekli hale gelebilir. Muayenede ses telleri beyaz renklerini kaybetmiş, pembe ve kırmızı bir renk aldığı görülür. Gırtlak mukozası pürüzsüz ve düzenli ise biyopsi yapılmamalı, hasta yakın takip edilmelidir. Bu durumda ses istirahati, sigara ve alkol yasağı ve uygun medikal tedavi ile tamamen iyileşme sağlanabilir. Ancak ses telleri üzerinde lökoplaki veya keratoza ait beyaz lekeler bulunuyorsa mutlaka biyopsi uygulanmalıdır. Biyopsi sonucuna göre de tedavi protokolü düzenlenmelidir.


Düzenli Egzersiz

Written by admin on Tem 28th, 2008 | Filed under: Tedaviler

Kilo verme çalışmalarında egzersizlerin aerobik karakterde olanları çok önemli bir yer tutmaktadır.

Aerobik egzersizler, vücuda oksijen kazandıran ve oksijenin kullanım oranını arttıran aktivitelerdir. Günlük yaşamımızın bir parçası olan en basit aerobik egzersiz “Yürüme”dir.
Merdiven çıkma, dans etme, step yapma, bisiklete binme ve yüzme içiçe olduğumuz aerobik karakterde egzersiz tipleridir. Fakat burada önemli olan bunları aklınıza geldikçe değil, düzenli fitness veya vücut geliştirme programları ile birlikte, tüm vücudu çalıştırabilecek şekilde ve bir yaşam tarzı haline getirerek uygulamak ve devam ettirmektir. (more…)


Dil Ağrısı

Written by admin on Tem 27th, 2008 | Filed under: Diş Sağlığı

Şikayet
Dudaklarınızda, yanaklarınızın içinde veya dilinizde ağrıyan bölgeler var.

Ağız ve Dil Ağrısının Nedenleri
Pamukçuk:
Dudaklarınızda, diş etlerinizde, yanaklarınızın içinde, dilinizde, damağınızda veya boğazınızda küçük, derin olmayan ve çok acı veren yaralar var. Yemek yiyemeyecek kadar acı verebilir. Bir tane olabileceği gibi 10 - 15 tane de olabilir. Pamukçuk çok sık görülen bir şey olmasına rağmen nedeni bilinmez. Tehlikeli değildir ve genellikle birkaç günle 2 hafta içinde kendiliğinden geçer.

Uçuk: Dudağınızda (muhtemelen ağzınızın içinde) kabarcık şeklinde başlayan ve daha sonra patlayan bir yara acı veriyor. “Ateş kabarcıkları”da denen ve çok sık görülen uçuklara herpes simpeks virüsü yol açar; uçuklar rahatsızlık verir, çirkin görünür, ama elinizi yaraya dokundurduktan sonra gözünüze sürmediğiniz sürece tehlikeli değildir; böyle yaparsanız herpetik kornea ülserine yol açarsınız. Bulaşıcı oldukları için başkalarıyla yakın temastan kaçının. Tedavi gerekmez, kendiliğinden yok olur, ama bazen de nükseder.

Travmatik ülser: Yanağınızda veya dilinizin üzerinde bir yara var ve aynı zamanda iyi oturmayan bir takma dişiniz ya da çentik çentik olmuş bir dişiniz var. Ağız yaraları sürekli tahriş ve sürtünmeyle de oluşabilir. Yaradan kurtulmak için sorunu çözmeniz gerekir.

Aft: Yanaklarınızın içinde krem gibi, sarı, hafif pütürlü lekeler var. Diş fırçalarken veya yemek yerken sürtünme olunca ağrıyan, kabar bir bölge oluşuyor. Afta ağzınızda normalde az miktarda bulunan mikro - organizmalardan biri olan Candida albicans adlı mantar yol açar. Ağzınızdaki bakteriler genelde bu mantarın çoğalmasını önler, ama doğal bakteri sayınız azalırsa (örneğin antibiyotik aldığınızda) veya enfeksiyona karşı direnciniz azsa (AIDS’te görüldüğü gibi) düşük olduğunda, bu mantar kontrolden çıkarak çoğalır. İlaç tedavisi görmeniz gerekir. (more…)


Fazla Terlemeye Son

Written by admin on Tem 7th, 2008 | Filed under: Tedaviler

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Özdülger, sosyal bir sorun olan terlemenin tedavisinin mümkün olduğunu söyledi. Sıcak günlerin en sık karşılaşılan sorunlarından biri olan aşırı terlemeler bireyi rahatsız ettiği kadar çevresindekileri de rahatsız ediyor. Kişisel bakım ve hijyenik önlemlerle azaltılabilse de tamamen düzelmeyen aşırı terleme, özgüven eksikliğine ve sosyal çekingenliğe neden olabiliyor.

MEÜ Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Özdülger, yaşam kalitesini düşüren aşırı terleme sorununun insanların sosyal yaşantılarını olumsuz yönde etkilediğini belirterek, aşırı terleyen insanların sağlıklı bir yaşamlarının olmadığını söyledi. Aşırı terleyen insanların belli bir noktadan sonra hayatlarından bezdiklerini kaydeden Özdülger, aşırı terlemeden dolayı bazı insanların parmak ucundan ter damladığını anlattı. (more…)