Saglikliyiz.Net

Esen Kalın ;)

Archive for Mart, 2008

Erken boşalmada tedavi

Written by admin on Mar 20th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

Kırk-kırk beş yaş altındaki erkeklerin en çok şikayetçi oldukları cinsel sorunu erken boşalmadır. Erkek cinsel sorunları içinde birinci sırada gelmektedir. Erken boşalma olayı, erkeğin ve eşinin boşalmayı arzuladığı andan daha önce boşalmasıdır. Aslında erken boşalma, bir bozukluk, bir patoloji olmaktan çok fizyolojik olayların göreceli olarak beklenenden daha hızlı seyretmesi ile olmaktadır. Bazı erkekler cinsel yaşamlarının ilk başlangıcında daha erken boşalırken gittikçe boşalmayı kontrol ettiklerini ve daha geç boşalmaya başladıklarını, ancak aniden erken boşalmanın bir sorun olarak karşılarına çıktığını belirtmektedir. Bir kısmı ise başlangıçtan beri hep çabuk boşalmaktan şikayet etmektedir. Sonuçta boşalma zamanı objektif zaman ölçüsü ile belirlenmekten çok, hastaların algılayış, ya da kabulleniş biçimi ile ilgilidir.

Bir genelleme yapmak gerekirse, 30 yaş altındaki erkeklerde cinsel ilşki esnasında vajinaya duhul gerçekleştikten sonra 1-3 dakika içinde boşalma olması beklenen bir durumdur. Erkeğin boşalmasını hızlandıracak çeşitli etmenler söz konusudur. Ne kadar genç olursa, o derecede erken boşalması beklenir. Yine heyecan düzeyine bağlı olarak ve bununla ilişkili bir şekilde eşinin daha istekli, uyarıcı olması ve heyecan uyandırması ile boşalma süresi kısalır. Önceki boşalmadan sonra aradan geçen süre uzunsa, erkeğin boşalmasını kontrol etmesi zorlaşır ve daha çabuk orgazma ulaşır. Birleşme esnasındaki gidip gelmeler hızlandıkça boşalma ihtimali de artar. Kaygılı, sinirli ruh hali erken boşalma nedenleri arasındadır.

Sonuçta yeni evlenmiş, uzun süredir veya hiç cinsel ilişkide bulunmamış, genç, cinsel heyecanı yüksek, istekli bir adam, biraz heyecanlı, biraz tedirgin bir şekilde hızlı bir cinsel birleşmeye meylederse erken boşalma riski altındadır. Evliliklerin çoğunda böyle anlar olması hiç de şaşırtıcı olmamalıdır.

Peki karşılıklı memnuniyet içinde bir cinsel hayat sürdürürken birden ortaya çıkan erken boşalma sorunu neden oluyor ? Cinsel ilişkide rol alan tüm fizyolojik olayların zihinsel fonksiyonların ve duyguların kontrolü altında olduğunu unutmamak gerekir. İnsan cinsel işlevi yerine getiren bir robot değildir ki, programlandığı şekilde devam etsin. Her şey normal seyrinde giderken bir akşam eve günün stresinden bunalmış, yorgun ve sıkıntılı bir halde geldiğinizi düşünün. Eşinizle cinsel ilişki içine girdiğiniz zaman dahi bir yığın sorun zihninizi kurcalamaya devam ediyor. Kısa süren bir sevişme erken boşalma ile sonlanıyor. Daha sonraki gecelerden birinde eşinizle tekrar yatağa girdiğinizde aynı stresi yaşamıyorsunuz, ama bu sefer acaba yine başarısız mı olacağım, boşalmamı kontrol edebilecek miyim? gibi sorular aklınıza geliyor. Bu kaygı sizin öncekinden daha erken boşalmanıza yol açacaktır. Böylece bir kısır döngü içine girersiniz; başarısızlık korkusunu takip eden performans anksiyetesi ve onun sonucunda yine başarısızlık olan bir kısır daire.

Erken Boşalmanın Tedavisi
Boşalmayı geciktirmek amacı ile çeşitli ilaçlar denenmiştir. Lokal uyuşturucu kremler veya spreyler bunların başında gelmektedir. Ancak sadece penisin üzerindeki sinir uçlarını uyuşturmak fazla yarar sağlamaz. Sertleşme ve boşalma tüm otonom sinir sistemini ilgilendirmektedir. Esas büyük cinsel organın iki bacak arasında değil, iki kulak arasında olduğunu söyleyenlerin iddiasını hafife almamak gerekir. Ayrıca bu tür ilaçlar, lokal uyuşturucu etkisi ile boşalmayı geciktirmekten çok penisin duyarlığını azalttığı için, temastan duyulan cinsel zevki azaltmaktadır. Bu lokal uyuşturucu maddeler cinsel birleşme esnasında vajen duvarından emilerek bu dokuların hassasiyetini azalttıklarından, kadının orgazm olmasında gecikmeye yol açmakta ve sorunu adeta pekiştirmektedir. Bu yüzden bu tür sprey ve kremler tıbbi pratikte terk edilmiştir.

Son zamanlarda depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yan etki olarak boşalmayı geciktirdiği fark edilmiş ve bu ilaçlar tedavide kullanılmaya başlanmıştır. Bu ilaçlardan hastalar yarar görmektedir. Ancak boşalma kontrolünde sırf ilaca dayalı bir tedavi yararlı olsa da, ömür boyu ilaç kullanmanın zorluğu nedeniyle cazip görülmemektedir. Aslında boşalmayı kontrol edebilme bir öğrenme sorunudur. Hastanın bu öğrenimine yardımcı olmak amacıyla ilaçla tedavi edilmesi, veya daha doğru bir ifade ile, tedaviye ilaç eklenmesi doğru bir yaklaşımdır. Amcak esas olan, erkeğin kendini ve eşini memnun edecek şekilde boşalmasını kontrol edebilmeyi öğrenmesidir.

Prezervatif kullanılmasının boşalmayı geciktirmede yararlı olduğunu ifade edenler vardır. Doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmıyorsa, sırf boşalma kontrolü için prezervatif kullanılması çok cazip değildir.

Her erkeğin aynı duyarlıkta olmadığı, aynı cinsel tepkiyi vermediği bir gerçektir. Yukarıda belirtildiği gibi, fazla cinsel heyecan duyan ve psikolojik anksiyete içindeki erkekler daha erken boşalır. Öyleyse, boşalmayı kontrol etmek öğrenimi içinde öncelikle cinsel heyecanı yatıştırma ve sakinleşmek gelir. Hem zihnen hem bedenen gevşemek, sakinleşmek önemli oranda yardımcıdır. Sık cinsel birleşmede bulunmak boşalma aralarını ve dolayısı ile duyarlılığı azaltacaktır.

Cinsel birleşme anında erkeğin pozisyonunun boşalma üzerine etkisi vardır. Bu yüzden bazı pozisyonlarda boşalma daha hızlı olmaktadır. Erkeğin üstte olduğu klasik cinsel birleşme pozisyonu boşalmanın geciktirilmesi için elverişli bir pozisyon değildir. Daha rahat olduğu, kolay gevşeyebildiği ve efor harcamadığı bir pozisyonda erkek boşalmasını daha rahat kontrol edebilir.

Tedavi için önerilen en basit yöntem, sevişme esnasında erkeğin boşalma anına yaklaştığını hissettiği zaman, penisin ucunu iki parmağı arasında sıkarak vücuttaki cinsel heyecanın azalmasını bir süre beklemesi ve yeteri kadar gevşedikten sonra tekrar sevişmeye başlamasıdır. Bu yöntem uygulanırken bekleme anında derin derin nefes alınmasının da yararı olmaktadır. Ayrıca seks terapistleri tarafından bu tür şikayeti olan çiftlere bir takım öğrenme egzersizleri yaptırılmaktadır.

Erken boşalma sorunu yaşayan partnerinize yardım rehberi
Sevişme süreniz, partnerinizin erken boşalma problemi yüzünden çok mu kısa sürüyor ? Bu problem yüzünden sevişmeleriniz eski heyecanını yitirdi mi ? Oysa sevişme süresini uzatmak ve erken boşalmayı önlemek pekala mümkün!

Erken boşalma, sık rastlanan ama kolay tedavi edilebilen cinsel sorunlar arasında yer alıyor. Psikolojik tedavi ve birkaç basit teknikle erken boşalma endişesinden sıyrılıp, sevişmenin sizin için doğal bir zevk halini almasını sağlayabilirsiniz.

Bu konuda yapılan araştırmalar her iki erkekten birinin hayatının belli bir döneminde erken boşalma sorunu ile karşılaştığını gösteriyor.Aslında erken boşalma, kişiden kişiye değişen bir kavram. Bazıları 30 saniyede boşalırken, bazıları bunu daha uzun sürdürebiliyorlar. Uzmanlar ortalama sevişme süresinin evli erkekler için üç dakika civarında olduğunu söylüyor. Gerçekte partneriniz sevişmeyi, başlar başlamaz sonlandıramıyorsa, erken boşalma sorunu yok demektir.

Erken boşalma tıp literatürlerinde, sevişme esnasında varılan doruk noktasını, eşini tatmin etmeyi bekleyecek kadar uzatamama olarak tanımlıyor. Bazı erkekler, kadının orgazmı yaşayabilmesi için vajinal ilişkinin yanı sıra elle uyarımın da gerekli olduğu gerçeğini görmezlikten geliyor. Bu da cinsel iletişimsizliği başlatan süreçte yapılan en ciddi hatalar arasında yer alıyor. Sonuç olarak erkek kendini kontrol edemediği için büyük bir suçluluk duygusuna kapılıyor.

Sinir sistemine de bağlı
Batılı bilimadamları erken boşalmanın anormal bir durum olmadığını, bu karakterin bize atalarımızdan geçtiğini söylüyorlar. Erken boşalmanın merkezi sinir sistemiyle yakından ilgili olduğunu da…. Sinir sistemimiz iki kısımdan oluşur. İstemimiz dahilinde çalışan kısmı cinsel ilişki sırasında sertleşmeyi, istem dışı çalışanı ise boşalmayı yönetir. Sağlıklı bir erkekte her iki kısım uyumlu bir şekilde çalışır ve günlük davranışları yönetirler. Erken boşalan bir erkekte büyük bir olasılıkla istemdışı sinirler daha baskın, uzun süre ereksiyon halinde kalanlarda ise istem dahilindeki sinirler daha baskın çalışır. Ayrıca erkeğin kişilik özellikleri de cinsel hayatında önemli rol oynar. Örneğin romantik tipli ve cinsel içgüdüleri zayıf olanlarla, mantığıyla hareket eden erkekler, erken boşalma riskiyle daha fazla karşı karşıyadır.

Mastürbasyonun etkisi
Uzun süre ereksiyon halinde kalamamanın temel sebeplerinden biri de mastürbasyonu fazlaca deniyor olmak. Eğer bir erkek 13 yaşında kendi kendini tatmin etmeye başlıyor ve bunu sıkça yapıyorsa, 20′li yaşlara geldiğinde karşı cinsle girdiği cinsel ilişkilerde problemler yaşama olasılığı oldukça yüksektir. Çünkü erkek küçük yaşlardan beri kendini bu şekilde boşalmaya şartlamıştır ve cinsel ilişkiye başladıktan sonra tek amacı bunu bir an önce sonlandırmaktır. Diğer bir neden de kadının cinsel isteksizliğidir.

Tedavi yöntemleri
Erken boşalma, tedavisi en kolay cinsel sorunlardan biri. Eşlerin beraberce katılacağı bir psikolojik terapide, tedavinin başarı ile sonuçlanma şansı yüzde 90 oranında artabiliyor. Bugün için bilinen tedavi yöntemleri ise şunlar:

Lokal uyuşturucular
Penis ucunun hassasiyeti lokal uyuşturucularla azaltılabilir. Bunları çok sık kullanmak da sakıncalıdır. Bu yüzden geciktiricileri nadiren kullanın ve kullandığınız zaman prezervatif takmayı ihmal etmeyin.

Lokal baskı uygulamak
Erkek doruğa yaklaştığını hissettiği anda kendini geri çeker ve penisin ucunu parmaklarıyla 3-5 saniye sıkarsa boşalma geciktirilebilir. Bu yöntem ereksiyonu yüzde 10 ile 30 oranında azaltır ve belli bir süre uygulandığında erkeğin kendini kontrol yeteneğini artırır.

Çin tekniği
Eski çağlarda Çinliler, boşalmayı geciktirmek için “Oynak Yol” adını verdikleri yöntemi uygularlardı: Erkek boşalacağını anladığı zaman sol elin baş ve orta parmaklarıyla, testis ve anüs arasında kalan bölgeyi derince bastırır. Bu arada nefesini ona kadar sayarak tutar ve verir. Bir-iki kez tekrarlandığında erteleme gerçekleşir.

Beyninizi kullanın
Zamansız bir boşalmayı engellemek istiyorsanız, o an başka şeyler düşünmeye çalışın. Örneğin 50′ye kadar sayın, o gün ne yediğinizi düşünün ya da günlerden hangisi olduğunu hatırlamaya çalışın.

Düzenli cinsel ilişkiler
Erkeğin penisi uyarılmaya karşı çok hassas olduğu için sık sık ilişkiye girmezse uyarılma eşiği azalıyor ve eski halini koruyamıyor ve doğal olarak daha erken boşalıyor. Eğer düzenli bir ilişki varsa, büyük bir ihtimalle bu sorun kendiliğinden ortadan kalkabilir.


Seksin En büyük düşmanı

Written by admin on Mar 20th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

Cinsel işlev bozukluklarına en çok uyku apne sendromunda rastlanıyor.

Anadolu Sağlık Merkezi’nden Nörolog Dr. Vedat Sözmen, uykusuzluğun cinsel fonksiyonlara etkisini anlattı. Uyku apne sendromu olan kişilerde genellikle zaten bir cinsel isteksizlik ve cinsel fonksiyon bozukluğu görülür. Mesela birine uyku apne sendromu teşhisi konulurken ‘Horlama var mı, uyku sırasında nefes durması var mı, gece terlemeleri oluyor mu? Gibi bazı klasik sorular sorarız. Bu soruların yanı sıra kişiye ‘Cinsel fonksiyonlarda bir azalma var mı?’ sorusunu da yöneltiyoruz. Bunların hepsi tabii ki uyku apnesi sendromuna işaret etmez ama bunlarla beraber cinsel fonksiyonlarda da bir bozukluk olduğunu söylerse hastayı uyku apne sendromuna daha yakın düşünürüz.

ÖNCE SORUN SAPTANMALI
Uyku apnesi olanlarda genel olarak kandaki oksijen seviyesi düşer ve bu durum kişilerde yağ oranının artmasına neden olur. Kandaki oksijen seviyesinin düşmesi cinsel fonksiyonun yeterince yerine getirilememesine neden olur. Bir de yine aynı şekilde uyku bozuklukları, gün içinde halsizlik, konsantrasyon bozukluğu ve yorgunluk yaptığı için kişi akşam eve geldiğinde zaten halsiz ve uykulu oluyor. Onun için doğrudan uyumak istiyor, bu da cinsel isteksizliğe neden oluyor.Yapılan araştırmalar uyku apne sendromu olan bireylerdeki cinsel sorunların dolaşımdaki testosteron miktarının azalmasıyla ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.

SERTLEŞME BOZUKLUĞU
Uyku apne bozukluğuna bağlı sertleşme bozukluğu olan hastalarda apnenin cerrahi veya CPAP ile tedavisinden sonra büyük olasılıkla testesteron düzeylerinin de normale gelmesine bağlı olarak sertleşme bozukluğunda düzelme saptanmıştır. Bilindiği gibi testosteron erkek ve kadında cinsel dürtü ile ilişkili bir hormondur ve kandaki düzeyi stresten, uyku ve duygudurumdaki değişikliklerden etkilenir. Cinsel sorunlara neden olan tıbbi bir neden saptandığında, psikolojik nedenler varolan cinsel sorunu olumsuz etkileyeceği için bu hastaların psikiyatrik açıdan desteklenmesi tedaviyi olumlu etkiler.

Alkol spermi olumsuz etkiliyor
ERKEK kısırlığında sıcak banyo, işyerlerinde veya çevrede bulunan kimyasal maddeler ile zehirli gazlar önemli rol oynuyor. Ayrıca sigara, alkol ve kafein sperm üretimini olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle baba adaylarının hem çalışma koşullarını gözden geçirmeleri hem de aşırı alkol, kafein ve sigara tüketiminden kaçınmaları gerekiyor.


Çörek Otu

Written by admin on Mar 20th, 2008 | Filed under: Tedaviler

[#3: Edit Options>MightyAdsense>Adsense Code]

Bilinen 16 türü vardır. Şam çörekotu, kırk çörekotu bilinen türleridir. Karamuk, siyah susam ve çörekotu diye de anılır. Çörek otu, % 35-40 oranında yağ, acı madde, uçucu yağ, saponin, tanen, nigelon (bronşit nöbetlerine karşı), thymochinon (öd söktürücü) içerir.

*Vücuda kuvvet ve zindelik verir; bal ile macun yapıp yenebilir. Kan yapıcıdır; her sabah kuru üzümle beraber yenmeli.

*Çocukların gaz ve sancılarında; bir miktar çörekotu tohumu, bir tane hindistan ceviziyle de dövülür ve tülbente konup, çocuğun ağzına tutularak emzirilir.

*Kadınların hayzını söktürür. Anne sütünü artırır; balla yenmeye devam edilmelidir. Unutkanlığa faydalıdır, balla macun yapılıp yenmeli.

*Mide ve bağırsaktaki gazları söker, hazmı kolaylaştırır, iştah açar; ekmek ve keklere katılırsa da şişlik yapmaz.

*Böbrekteki kum ve taşları döker; şerbeti içilir veya 4 bardak suya 3 çorba kaşığı çörek otu dövülerek konur, üzerine 1 çay kaşığı sözme bal konur. Kaynatılıp süzülür. Günde üç kere 1′er çay bardağı içilir.

*Felç ve kazıklı hummaya (tetanoz) faydalıdır; çörek otu yağı burundan faydalıdır.

*Öksürük, balgam, nefes darlığı ve romatizmaya faydalıdır; balla karıştırılıp yenir veya macun yapılır. Grip ve nezleye, baş ağrısına; yağı burundan damlatılır veya çörek otu bir müddet sirke içinde bekletildikten sonra alınarak toz haline getirilir, enfiye gibi burna çekilir veya tohumları kavrulur, tütsüsü burna çekilir.

*Kulak için, sonradan meydana gelen üşütme, rüzgâr alma, iltihap tıkanıklıklarında; çörek otu yağı kulağa damlatılır.

*Diş ağrısı ve diş iltihaplanmalarında kullanılır; çörek otu sirke ile kaynatılıp ağızda gargara yapılır.

*Bağırsak ve karındaki kurt, parazit ve solucanları öldürür; sirke ile kaynatılıp aç karnına içilir.

*Basura faydalıdır; sirke ile kaynatılıp basura sürülürse veya yakılır elde edilen külü içilir veya acı kavun suyu ile merhem yapılır sürülürse faydası görülür.

*Vücudun muhtelif yerlerinde sızısı olanlar; sabunlu sıcak su ile yıkanır, çörek otu kavrularak dövülür ve yıllanmış zeytin yağı içine konur. Bu yağ sızılı kimsenin tepesinden ayağına kadar sürülür, hasta giydirilir. Soğuk rüzgâr değmeden yatağa yatırılır, iyice terletilir. Hasta terledikten sonra sızılar geçer ve vücut ipek gibi olur.

*Sivilce, uyuz, egzama gibi cilt hastalıklarına faydalıdır; çörek otu sirke ile kaynatılıp sürülür.

*Saçları besler, kepeği önler; çörek otu yağı saçlara sürülür.

*Çörek otu tütsüsü haşereleri öldürür.

GENEL KULLANIM
Kanser ve AIDS’ bağışıklık sistemini güçlendirir. Bronkodiletatör (bronşları genişletici) dür.

Macun: 1kg bala, 200gr. Çörek otu öğütülüp karıştırılır. Bir kaba konur, üstü tülbentle örtülür. Üç gün üç gece ay ve yıldızları görecek şekilde bekletilir.Sonra bu macundan 3 çay veya 1 şeker kaşığı günde 3 kere aç karnına yenir.

*UYARI:
Çörek otunun balla kullanımı tavsiye edilir. Yüksek dozajda almamak gerekir.


Anal sex ters ilişki nedir ?

Written by admin on Mar 20th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

Anüs,kalın bağırsağın dışa açılan ucu olup, bağırsaklarda emilen besinlerin artıklarının boşaltılmasına en uygun anotomik yapıya sahiptir .Vücudun bu bölümü, normal bir cinsel ilişki için gerekli olan özelliklere sahip değildir.Cinsel ilişkide penis dışardan içeri doğru hareketle kadın bedenine giriş yapar.Bu girişin maksimum zevk katsayısı ve kolaylığı için giriş bölgesinin kayganlaşması gerekir.Anüsde (makatta ) kayganlaşmayı sağlayıcı salgı bezleri olmadığı gibi, dışardan içeri girişi sağlayacak şekilde değil, aksine içerdeki dışkıyı dışarı atacak anatomik yapı vardır.Bu yüzden anal birleşmeler zor, travmatik ve kadın için acı vericidir.Anal birleşmelerde, bağırsaklarda normal olarak bulunan ve bulundukları yerde zararsız olan mikroplar, bedenin başka yerlerine taşınarak, hastalık nedeni olabilirler. Bunun en yaygın biçimi, anal birleşmeyi izleyerek kurulan vajinal birleşmede, bağırsaktaki mikropların vajinaya kolayca taşınabilmesidir. Ayrıca tekrarlanan anal birleşme, anüsün sfinkterinin bozulmasına, anüs kaslarının kasılıp gevşeme yeteneğinin bozulmasına ve gaz dışkı kaçırmalara yol açabilir.

Özellikle internette para kazanma amacıyla kurulmuş sex sitelerinde normal bir ilişki gibi lanse edilen anal sex, kadınlarında zevk aldığı bir ilişki gibi gösterilmesine karşın, ciddi araştırmalarda anal sexin kadınlar tarafından psikolojik ve fiziksel olarak çok rahatsız edici bulunduğu tespit edilmiştir.( ABD de yapılan bir araştırmada anal sex den zevk alan kadın oranı Yüzbinde 2 olarak bulunmuştur.)
Partneri tarafından anal sexe zorlanan,istemediği bir cinsel eylemi yapma ile evlilikte huzursuzluk yaşama tercihleri arasında bocalayan kadınlarda ciddi psikolojik problemler ve depresyonlar görülebilir.


Seks Pozisyonları

Written by admin on Mar 20th, 2008 | Filed under: Cinsel Sağlık

En alışılmış pozisyon, erkeğin üstte, kadınla yüz yüze olduğu pozisyondur. Kadınların çoğu bu pozisyonu yeğler. Bir çift, birleşmeye bu pozisyonla başlayabilir; erkeğin orgazmını geciktirmek amacıyla, birleşme sırasında pozisyon değiştirebilir ve daha sonra birlikte orgazm için en uygun pozisyon olan misyoner pozisyona dönülerek birleşmeye son verilebilir.

Misyoner pozisyonu, öteki pozisyonların çoğundan daha elverişlidir. Birleşme daha az derin, uzun süreli ve duygusal ya da derin, kısa süreli ve sert olabilir.
Misyoner Pozisyonunun Temeli bu pozisyon kadını gevşetir, birleşmeyi kolaylaştırır ve erkeğin alt karın darbelerine yardım eder.
Aynı zamanda karşılıklı okşamaya ve öpüşmeye de uygundur. Bununla birlikte, derin birleşme, daha fazla hareket özgürlüğünden hoşlanan bazı kadınları rahatsız eder.
Erkek çok ağırsa ya da erken boşalma sorunu varsa ya da kadın ileri gebelik dönemindeyse, bu pozisyon uygun değildir.

KADININ ÜSTTE OLDUĞU POZİSYONLAR
Misyoner pozisyonunun karşıtı olan pozisyonda çift, yüz yüze ve kadın erkeğin üstünde ata biner gibidir.
Bu ona, cinsel ilişkinin şiddetini ve süresini denetleme olanağı sağlar. Diz çökmüş olarak başlayıp pozisyon da değiştirebilir.
Örneğin, teması kaybetmeden uzanabilir. Bazı seksologlar bu pozisyonun iki eşe de en çok haz veren pozisyon olduğunu ileri sürmektedirler.

Bu pozisyonda, kadın erkeğin ağırlığından kurtulmuş olduğundan pelvis darbeler yapabilir ve birleşmenin derrinliğini duyabilir. Erkek onu serbestçe okşar ve orrgazmı geciktirebilir. Bu pozisyon özellikle kadının kısa ve erkeğin uzun olduğu çiftler için uygundur.
Ancak kadın otururken yapılacak ters bir hareket acı verebilir, pasif rol erkeğin hoşuna gitmeyebilir. Bu pozisyon gebe kalmaya pek uygun değildir.

EŞLERİN YAN YANA OLDUĞU POZİSYONLAR
Eşlerin birbirlerinin ağırlığını taşımak zorunda kalmamaları ve kollarının serbest kalıp birbirlerine sarılabilmeleri, bu pozisyonun üstünlükleri arasında sayılabilir. Bunun yanı sıra, bazı çiftler yeterli uyarı olanağı vermediğini öne sürerek bu pozisyonu elverişsiz bulmaktadır.

AYAKTA POZİSYONLAR
Ayaktaki pozisyonlar genellikle aceleyle, gizli ve rahatsız koşullarda uygulanmaktadır. Bazı pozisyonlar erkeğin eşini yerden kaldırmasını gerektirir. Bu boy sorununu ortadan kaldırır. Ancak erkeğin yorulmasına neden olabilir. Daha kısa olan eş bir eşyanın, örneğin, kalın bir kitabın üstünde ayakta durabilir.
Bununla beraber, en iyi koşullarda bile eşlerin boyları farklı ise durum zorlaşır.

ARKADAN SARILARAK BİRLEŞME POZİSYONLARI
Çoğu kişiler arka yolla birleşmenin doğaya aykırı olduğunu savunurlar.
Oysa ki, hemen hemen tüm memeliler yalnızca bu şekli uygular.
Bu yeterli derecede derin birleşmeyi ve klitoris üzerinde hoşa giden bir baskı sağlar.
Uzanarak, diz çökerek, oturarak ve ayakta uygulanan değişik pozisyonlar vardır.
En azından bunlardan bazıları her yaşta çifti tatmin etmektedir.
Hatta bazı pozisyonlar, öteki birleşme şekillerinin çoğunu olanaksız kılan fiziksel koşullarda olan kişilere özellikle uygundur.

ÖZEL İSTEKLERE CEVAP VEREN POZİSYONLAR
Yeni duygular tatma isteği, insanların çoğunu cinsel birleşmede mümkün olan yüzlerce pozisyonu denemeye itmektedir. Daha az kullanılan pozisyonlardan bazıları ise yeniliğin ötesinde bazı fiziksel ve psikolojik sorunları çözümlemeye yarar. Gebe bir kadın için, şişman olan eşler, sırt ağrısı çekenler, penisi kısa olanlar için ve eşi kendisinden uzun ya da kısa olanlar için hiç denenmemiş hatta düşünülmemiş bir pozisyon en iyisi olabilir. Doğru pozisyonun seçimi, hiç orgazma varamayan bir kadının orgazma varmasına ya da iktidarsız bir erkeğin sorununun üstesinden gelmesine, hatta görünüşte kısır olan bir çiftin çocuklarının olmasına yardım edebilir.

BAKİRELERE UYGUN POZİSYONLAR
İlk kez ilişkide bulunanların çoğu “misyoner” pozisyonunu seçmektedir. Bakire kadın ve bakir erkekler için pozisyon ve şekli çok önemli değildir. Yaklaşım, yavaş ve düşünceli olmalıdır. Ön hazırlık vajinanın kaygınlığını sağlar ve özellikle geçmişteki “petting” deneyimleri, kadının kızlık zarını genişletmiş ya da yırtmışsa, kadının rahatsızlığı azalır.

GEBE KALMAK İÇİN UYGUN POZİSYONLAR
Kadın, dizleriyle erkeğin omuzlarına dayanır. Bu, kilolu kadınlarda tam birleşmeye ve spermlerin rahim ağzının yakınında birikmesine yardım eder.
Diz çökmüş olarak yapılan arka yolla birleşme, eğer rahim retrovers (arkaya dönük) ise spermlerin rahim kanalına ulaşmasını sağlar.

SORUNLU KİŞİLER İÇİN POZİSYONLAR
Kadın, erkeğin üzerinde doğrulur. Bu pozisyon kadının vajinası darsa tam birleşmeye ulaşılmasını sağlar.
Bu yan yana arka yolla birleşme pozisyonu zayıf ereksiyon sorunu olan erkeklere önerilir.

Kadının üstte olduğu bu pozisyon, erkek iktidarsızlığının ve erken boşalmanın tedavisi olarak önerilir. Ayrıca orgazm olmayan kadınların tedavisinde başlangıç pozisyonu olarak yararlanılır.

Bu yan yana pozisyon kadının istem dışı kalça hareketlerini daha kolaylaştırır ve orgazma ulaşmasında yardımcı olur. Bir önceki pozisyonun devamı olarak önerilir.

GEBELİK SIRASINDAKİ POZİSYONLAR
Geçmişteki kendiliğinden düşükler nedeniyle, doktor tarafından ilk üç ayda ilişki yasaklan- mamışsa, gebelik süresince önerilir. Çift, normal ilişkide bulunabilir. Gebeliğin ilerlemesi ve kar- nın büyümesi ile klasik ilişkiler zor ya da olanaksız olmaya başlar. İleri gebelik dönemindeki bir kadın için karına doğrudan basınç yapılmasıından sakınan ya da en azından birleşmenin derinliğini denetlemeye izin veren pozisyonlar gereklidir.

Eşler, yatak üzerinde bir arka yolla birleşme pozisyonunda diz çökerler ve erkek, çok derine itmekten kaçınır.
Kadın, bacakları, vücudunu taşıyacak şekilde, açık olarak yatar. Karın üzerine basıncın olmaması bu pozisyonu gebeliğin son dönemlerine uygun kılar. Çift, arka yolla birleşmek için yan yatar. Burada da karına baskı yoktur.
Çift bir sandalye üzerinde birbirine sarılır. Kadın, erkeğin üzerine oturur. Böylece birleşmenin derinliği denetlenebilir.

SIRT AĞRISI ÇEKENLER İÇİN POZİSYONLAR
Sırt ağrısı çeken kişiler alışagelmiş pozisyonlarda çok rahatsız olabilirler. Oysa sıklıkla daha az kullanılan yöntemlerden yararlanabilirler ya da en azından onlara katlanabilirler. Şefkatli bir eş bu pozisyonları bulmaya çalışacaktır. İşte sırt ağrısı çeken kişilerin çoğuna uygun dört pozisyon.

Erkek yatağa yatar, kadın ata biner gibi oturur, öne eğilir. Sırt ağrısı çeken erkektir.
Erkek arka yolla birleşmek üzere ayakta durur, kadın aşağıda, yatağın üzerinde diz çöker. Sırt ağrısı olan erkektir.
Kadın yatağa yatar, erkek ise bacakları arasında ileriye doğru kendini kaldırır. Ağrısı olan kadındır.
Bir sandalye üzerinde yüz yüze, kadın erkeğin üzerine pelvik darbeler yapabilecek şekilde oturur. Ağrısı olan erkektir.


Sağlıklı yaşamak elinizde

Written by admin on Mar 20th, 2008 | Filed under: Tedaviler

Yaşlılığa bağlı vücutta gelişen hastalıklara karşı korunmanın yolları…
Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte, yaşlılığa bağlı görülen hastalıkların görülme sıklığının arttığı, bunun için sağlıkta yeni düzenlemeler yapılması gerektiği ifade edildi.Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Geriatrik Bilimler Araştırma Merkezi (GEBAM) Müdürü Prof. Dr. Yeşim Gökçe Kutsal, yarın başlayacak olan 18-24 Mart

Ulusal Yaşlılar Haftası dolayısıyla , bilgi düzeyinin artması, sağlıklı yaşam ve dengeli beslenmenin etkisiyle dünya genelinde son 50 yılda insan ömrünün ortalama 20 yıl uzadığını söyledi.

Gelişmiş ülkelerde ortalama insan ömrünün 80 yaşın üstüne çıktığını ifade eden Kutsal, Türkiye’de de yaşlı nüfusunun son 10 yılda 3,5 milyondan 6 milyona ulaştığını belirtti. Kutsal, Türkiye’de ortalama yaşam süresinin erkeklerde 70, kadınlarda ise 72’ye ulaştığını ifade etti.

SOSYAL HİZMETLER ARTIRILMALI
Kutsal, kalp-damar sistemi hastalıkları, kanser ve inme gibi üç temel hastalığın tedavisinde görülen gelişmeler sayesinde yaşlı hastaların yaşam sürelerinin uzadığını söyledi.

Kronik akciğer hastalıkları, alzheimer, parkinson, tansiyon, şeker, yaşlılarda görülen hastalıkların, yaşam süresinin uzaması nedeniyle gelecekte daha sık görüleceğine dikkati çeken Kutsal, şunları kaydetti:

“Yaşlılarda bildirimi yapılmamış hastalık sayısı ve oranı çok yüksektir. 65 yaş üstündeki bireylerin yüzde 90’ında 1, yüzde 35’inde 2, yüzde 23’ünde 3, yüzde 15’inde ise 4 veya daha fazla kronik hastalık bir aradadır. Yaşlılarda, göğüs ağrısı, bilinç kaybı, sindirim sistemi kanaması, enfeksiyonlar, vücut ısısını ayarlayan mekanizma bozukluğu, acil müdahale gerektiren durumlardır.”

Bir toplumda yaşlı nüfusun artmasının, yaşlılara yönelik sağlık ve sosyal hizmetlerin yeniden planlanması zorunluluğunu getirdiğini ifade eden Kutsal, Türkiye’nin yaşlı sağlığı ve yaşlılara yönelik sosyal hizmetler konusunda çalışmalar yapması gerektiğini kaydetti. Kutsal, yaşlıların daha sık hastalandığına, daha fazla kronik hastalıkla yaşamak zorunda kaldığına, hatta çoğu kez birkaç sağlık probleminin bir arada görüldüğüne işaret etti.

YAŞLILIKTA BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ZAYIFLAR
Kutsal, yaşlanmayla birlikte vücudun bağışıklık sisteminin zayıfladığını, bakteriler ve virüsler olmak üzere hastalık yapıcı etkenlere karşı direncin azaldığını belirterek, “Yaşın ilerlemesiyle birlikte, insan vücudu kendi dokularıyla yabancı maddeler arasındaki farkı tanıma yeteneğini kaybediyor. Gençlik döneminde vücudu etkileyen organizmayla savaşabilen vücut, hastalık oluşumuna kayıtsız
kalabiliyor” dedi.

Her insan için yaşlanma sürecinin kendine özgü olduğunu ifade eden Kutsal, yaşlılıkta kişinin genetik kodları, çevresel etkenler, geçirdiği hastalıklar, kazalar ve direnç mekanizmalarının birbirinden farklı olduğunu, bunların tümünün yaşam süresini belirlediğini kaydetti.

Kutsal, “Belli bir organ sistemine veya hastalığa ait olmayan halsizlik, baş ağrısı, iştahsızlık, baş dönmesi veya kabızlık gibi bazı belirtilere yaşlılarda daha sık rastlanıyor. Bunun yanında yaşlılarda hastalıklara ait bilinen belirtiler olmayabilir. Örneğin göğüs ağrısı olmadan kalp krizi, öksürük olmadan zatürre, ateşsiz seyreden sepsis (kana mikrop karışması) gibi durumlar nedeniyle yaşlı sağlığı özen gerektirir” diye konuştu.

Bu sürecin geciktirilmesi için bireysel önlemler alınabileceğine işaret eden Kutsal, yaşlanmayı geciktirmek için günlük yaşamda hareketli olunması, gün içinde yapılması gereken aktivitelerin artırılması, yaşama motivasyonunun sağlanması için toplum içinde yer sahibi olunması gerektiğini söyledi. Kişinin kendi işini kendisinin yapması, ruh sağlığının korunması, gerektiğinde bir uzmandan destek alınması ve sosyal ilişkinin de yaşlanmayı geciktirmede olumlu etkisi olduğuna dikkati çeken Kutsal, mutlaka düzenli sağlık kontrolünden geçilmesi gerektiğini vurguladı.

SAĞLIKLI YAŞLANMA ÖNERİLERİ
Kutsal, genetik hastalıklar dışında bireysel ve koruyucu önlemlerin sağlıklı yaşlanmada çok önemli olduğunu belirterek, şu önerilerde bulundu:

-Tüm besin gruplarından yeterli miktarda alarak dengeli beslenin.
-Hareketsiz kalmayın.
-Sigara ve alkol kullanmayın.
-Sağlık kontrollerinizi zamanında yaptırın.
-Gerektiği zaman, gerektiği kadar ve doktor önerisiyle ilaç kullanın.
-Aşırı güneş ışınlarından korunun.
-Uyku ve dinlenmeye yeterli zaman ayırın.
-Aile bireyleri ve arkadaşlarınızla ilişkilerinizi koruyup geliştirin,sosyal aktivitelere katılın.
-Gelir durumunuzu gözden geçirip, gelir ve barınma güvenliğini sağlamak için plan yapın.
-Evde ve dışarıda kazalardan ve düşmelerden korunmak için önlem alın.
-Yaşama karşı olumlu bir tutum takının ve sizi mutlu kılan şeylere zaman ayırın.
-Yaşlanma sürecini olumsuz etkileyen gıdalar tüketmeyin. Yaşın ilerlemesiyle birlikte kalorisi düşük yiyecekler tüketin. Bol taze sebze ve meyve yemeğe özen gösterin.
-Yeterli miktarda tahıl ürünleri, zeytinyağı, balık, yağsız et, az yağlı süt ürünleri tüketin ve bol su için.”


Kendi Kendini Yenme Yolları

Written by admin on Mar 11th, 2008 | Filed under: Psikolojik Sağlık

Soru: Yaşamımda karşılaştığım fırsatları, pozitif değişiklikleri ve aşamaları bozma ile ilgili bir problemim var. Kilo verme, iş fırsatları veya borcun azalması gibi küçük veya büyük başarılara ne zaman sahip olursam, karışık şeyler olacakmış gibi gelir. Aileme başarı korkusuna sahip olduğumu hissediyorlar ve başladığım şeyleri bitiremenin nedeninin bu olduğunu düşünüyorlar. 29 yaşıma merdiven dayadım ve hayatımı dolu dolu yaşadığımı hissetmiyorum. Bu kendi kendini engelleme durumu ile nasıl baş edebilirim?— Sheri

Cevap:
İlk olarak, hastalarım ve birkaç ruh sağlığı uzmanı arasında bulduğum sık bir yanlış algıyı açıklamak istiyorum. Sabote etme ve kilo verme konusu hakkındadır. Fakat bu gibi durumda, vücut, doğal veya optimal kilo olarak algıladığını savunmak için tamamen mücadele eder- kilo oldukça ideal kilonun üzerinde olsa bile- veya diyetin uzatmalı yarı açlık durumuna karşı reaksiyon gösterir. Kadınların doğal bir aşamada neyin çok iyi olabileceğini kendi kendilerine kritize etmelerini duymaktan nefret ediyorum.

Söylenen, yaşamınızdaki çoğu şeyin çok karışık olduğunu hissediyorsanız; hedeflerinize bakmanız size yardımcı olabilir tabi onlar gerçekçi olursa( onlara ulaşma girişimiz). Örneğin, kilo veren insanların %100’ü tekrar alıyor ve hatta daha fazlasını bile alıyorlar. Genellikle bu kişilere kilo verme yerine sağlıklı yemek yemeye( sevdiğiniz yiyecekler olduğundan ve belirli ölçüde zararlı yiyecekler olmadığından emin olun) , düzenli egzersiz yapmaya ve kendilerini oldukları gibi kabul etmelerini tavsiye ediyorum.

Aynı şekilde borç konusu hakkındaki konularda bakabilirsiniz. Bütçenizde gerçekçi oluyor musunuz? Kazandığınızdan daha çok daha çok harcıyorsanız, borçsuz kalmanızın bir yolu yok. Masraflarınızı kısmalı ve gelirinizi arttırmalısınız bu yolla yaşamınızı daha düzenli bir hale sokarsınız.

Yaşamımızı sabote ediyormuş veya bazı alanlarda ilerleyemiyormuşuz gibi geldiğinde, hedefimizde neyi elde etmek istediğimizi veya başkarın neyi elde etmek istediğini araştırmak yardımcı olabilir. Örneğin; bir öğrenciyi bir meslek grubuna dahil olmak konusunda desteklemek. Buradaki sorun kişi gerçekten mühendis, doktor veya avukat olmak istemeye bilmesidir. Belki de bu sadece anne veya babasının istediğidir. Öğrenci aslında ressam, aktör, iş adamı veya başka bir şey fakat okulda okuduğu alan değil olmak, isteyebilir. Bu çabalama, öğrencinin içinde yaptığı şeyi sevmemeden, kendini kendini sabote etmeye veya başarı korkusu oluşturmasına neden olabilir.

Kendi kendini engellemenin üstesinden gelmek ve dolu dolu yaşamak için, tam olarak neyi istediğiniz ve uygun koşullar hakkında net olmanız gerekmektedir. Günlük tutarak, arkadaşlarınız veya ailenizle konuşarak kendi kendinizi ifade edebilirsiniz. Başarı korkusuna sahip olduğunuzu hissediyorsanız; “başarının” sizin için ne anlam geldiğini ve başarı ile ilgili her türlü negatifliği düşünün. Danışma, neye değer verdiğinizi ve sizin sizin en anlamlı olan şeyi açıklamanız hususunda size yardımcı olabilir ve hedeflerinize ulaşmanızı sağlayabilir.

Peggy Elam


Kendini Beğenmeme

Written by admin on Mar 11th, 2008 | Filed under: Psikolojik Sağlık

Kendini Beğenmeme

Soru: 27 yaşında bir erkeğim. Boyum 1.65 ve çok zayıfım. Bu yüzden depresyondayım. İnsanlarla görüşmekten korkuyorum çünkü herkes benimle alay ediyormuş gibi geliyor bana. Bu sorunun nedeninin kökenim olduğunun ve düzelemeyeceğini biliyorum. Fakat benim durumunun bir tedavisi olup olmadığını öğrenmek istiyorum. Kısa insanların karşılaştığı tipik problemleri ve ileriki yaşlarda ne olacağını bilmek istiyorum.— G.N

Cevap:
Korkularınızın yerli olup olmadığını ve durumunuzun tıbbi açıdan tedavi edilip edilmeyeceğini soruyorsunuz. Durumunuz hissettiğiniz kadar kötü olması veya görüştüğünüz her kişinin size gülmesi hususunda şüphe duyuyorum.
Aynı durumda olan bir çok insan kendi dış görünüşleri konusunda çok içine kapanık ve bazılarında ise bu içine kapanıklık çok yoğun olmuş durumda ve bu da diğer insanlarla olan ilişkilerini ve hatta kabiliyetlerini kullanma becerisini bile etkiliyor. Doğru olmamasına rağmen herkesin onlara o gözle baktıklarını hissediyorlar. Düzensiz yemek yiyen kişiler ( pisboğaz) örneğin, kendilerini şişman olarak görürler.—bazen korkunç bir biçimde—( hatta aşırı kilolu insanlar onların çok güzel olduklarını düşünen kişiler ile aşk yaşarlar)

Boyunun tıbbi olarak tedavi edilip edilemeyeceği konusunda şüphe duyuyorum. Bir doktora danışmalısın bir psikologa değil. Fakat duygusal problemlerin veya sosyal zorlukların konusunda psikolog yardımcı olabilir. Psikoterapi süren değişiklik için en iyi bahsin olabilir. Bazen, sizin gibi durumlarda olanlar için anti depresan ve anti obsessiyonel ilaçlar yardımcı olabilir.

Kısa insanların karşılaştığı tipik problemleri ve yaşlanınca ne olacağını sordun. Bazı araştırmalar, uzun erkeklerin kısa erkeklerden iş alanında terfi ile ödüllendirildiklerini ve yükseldiklerini göstermelerine rağmen kısa insanların spesifik problemlerini bilmiyorum. Belki de bu araştırma şişman insanların sıklıkla yaptığı gibi kısa erkeklerin bir ön yargısından ibarettir.

Fakat çok sayıda kısa boylu başarılı erkekler vardır. Michael J. Fox ve Tom Cruise aklıma gelen iki aktör.- ortalama bir erkeğim boyundan daha kısa olan 1.65 boyunda olduklarını düşünüyorum. Tarihten bir örnek

Napoleon Bonaparte, savaşçı ve imparator minik bir figur ve alıngan bir mizaç sahip Napoleon Complex adı verilen bu kısa adam diğerlerine karşı atak yaparak aşağılık duygusunu yeniyordu.

Emin olmam için bir şey daha söyleyebilirim kişilik, zeka, huy, beceri, cömertlik iyi yüreklilik ve diğer bir yığın kişisel özellik, çoğu kadın ve erkek için boydan daha önemlidir- önemli olan duygulardır- bu özelliklerini geliştir ve kişisel yaşamında ve ilişkilerinde daha çok başarı elde edeceksin.

Peggy Elam


Alkol dertleri unutturmuyor

Written by admin on Mar 11th, 2008 | Filed under: Tedaviler

Alkol dertleri unutturmuyor

Tokyo (AA)- Japonya’da yapılan araştırmada, alkolün dertlerin unutulmasına yardımcı olmadığı belirlendi. Tokyo Üniversitesinden araştırmacılar, sanılanın aksine alkolde bulunan etanolün unutmaya yardımcı olmadığını, aksine anıları zihinde koruduğunu belirttiler.

Deney fareleri üzerinde yapılan araştırmada, kafeslerine geri konmadan önce birkaç gün süreyle hafif oranda elektrik şoku verilen farelerin kafesleri her açıldığında ürktükleri tespit edildi. Araştırmacılar, bu farelerin tepkilerini incelemek amacıyla bir kısmına alkol verirken, diğer kısmına serum verdi. Alkol verilen farelerdeki bu
korkunun diğer farelere göre ortalama iki hafta olmak üzere daha fazla sürdüğü ortaya çıktı.

Söz konusu araştırmayı yapanlar, “insanlar açısından ele alındığında bu durumun, alkol alındığında kurtulmak istenilen kötü anıların daha fazla zihinde kalacağını gösterdiği” yorumunda bulundu


Karınca Yumurtası Yağı Tüylerden Kurtarıyor Mu?

Written by admin on Mar 11th, 2008 | Filed under: Tedaviler

Karınca Yumurtası Yağı Tüylerden Kurtarıyor Mu?

İnternette ve e-mail yoluyla hızla tanıtımı yapılan ve kadınların ilgi odağı haline gelen karınca yumurtası yağını araştırdık. Biz kadınların en önemli sorunlarından biri istenmeyen tüyler.. Bu nedenle tüylerden kesin olarak kurtulmayı sağlayan herşeye hemen dikkat kesiliyoruz. Karınca çok küçük bir canlı olduğu ve yumurtası, hatta yumurtanın yağından elde edilen bir ürünün olması ilk bakışta oldukça farklı gelebiliyor. Karınca yumrutası yağıyla tüylere kesim çözüm öneren mailde, 4 - 5 seansta tüylerden kesin olarak kurtulma vadediliyor. Mailde ürünün İran’dan ithal edildiği ve burada kullanıldığı belirtilirken, kullananların olumlu yorumları ve önerileri de yer alıyor.

Yarardan çok zarar getirebilir
Sizler için birkaç dermatoloji ve güzellik uzmanının görüşlerine başvurduk. Bu tür bir ürünü ilk defa duyduklarını vurgulayan uzmanlar, bu tür ürünleri kullanırken çok dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Kadınların her zaman tüylerden kesin olarak kurtulmak gibi bir arayışları olduğunu ifade eden uzmanlar, bu tür ürünleri kullanmadan önce bilim dünyasında kabul görüp görmediği ve yan etkileri hakkında bilgi sahibi olunması gerektiğini kaydetti. Uzmanlar ayrıca, birkaç kişide olumlu sonuç verebilen ürünlerin herkeste aynı etkiyi yaratmayacağını ve geri dönülmez zararlara da neden olabileceğini vurguladı.